🐘 Gümüş Yüzük Saf Madde Midir

En eski metotlardan biri, kurşunla karıştırma yöntemidir. Bu yöntemde gümüş cevherleri veya saf olmayan gümüş ürünleri kurşun veya kurşun filizleriyle basit bir fırında eritilir ve gümüş-kurşun karışımı elde edilir. Buradan da kolay bir şekilde saf gümüş kazanılır. Diğer bir yöntem de, amalgama metodudur. Öyle bir kaht (belâsına) uğradılar ki, her şeyi (kökünden) aldı (kuru toprakdan başka bir şey bırakmadı.) O derecede ki, (her çeşit hayvan) derisi, ölü hayvan (etleri), hem de kokmuşlarını ye (meğe başla)dılar. Onlardan biri gök yüzüne bakınca (ziyâde) açlıkdan (gözleri ortalığı) duman (kaplamış gibi) görürdü. SiyahBeyaz Zirkon Taşlı Göz Figürlü Gümüş Yüzük. 925 ayar saf gümüşten üretilmiştir. ₺399,90 925 ayar saf gümüşten üretilmiştir. ₺129,90 Ancaktüm diğer mineraller gibi gümüş de uzun süre aşırı derecede kullanıldığında toksik olabilir. Anahtar, kısaca gümüş kullanmaktır - tıpkı demir, selenyum, çinko veya krom gibi minerallerle yaptığınız gibi. Yani günlük ortalama 100 ml kolloidal gümüş hastalıklara yakalanma riskinizi minimuma indirir. H2D5ix. Hayatının dönüm noktasını, belki de o büyülü soru ve alacağın yanıt ile birlikte yaşayacaksın. Günümüzde adet olduğu üzere, evlenme teklifi sırasında tektaş yüzük ile o özel anları ölümsüzleştirecek, alyans ile de birbirinize bağlılık yemini edeceksiniz. Peki bu kadar anlamlı yüzükleri nasıl seçeceğini biliyor musun? 15 maddede senin için özetledik Tektaş Seçmenin Püf Noktalarını Bilmeden O Önemli Soruyu Sorma! Hayatını birleştirmek istediğin kadına “tek ve benzersiz” olduğunu hissettirecek bir hediye ile evlenme teklifi eden beylerin, tektaş seçerken bilmesinde fayda olduğunu düşündüğümüz bazı püf noktaları var. Sırayla inceleyelim 1- Parmak Ölçüsü Sürpriz bir evlenme teklifinden önce, yüzüğü hediye edeceğin kişinin parmak ölçüsünü gizlice almakta fayda var. Unutma ki tektaş yüzük, teklif sırasında sağ elin yüzük parmağına takılır. Yani ölçüyü o parmağa göre alman gerekiyor. Daha sonra alyans ile birlikte tektaş da sol elin yüzük parmağına geçer. 2- Elin Yapısı Yüzüğü takacak kişinin el yapısı, seçeceğin yüzüğün şeklini etkileyecek. Mesela kısa parmaklı birine, hem eli hem de parmak boyunu daha da kısa göstereceği için çok büyük taşlı bir tektaş önermiyoruz. Bunun yerine küçük ya da orta büyüklükte, oval taşlı yüzükler ideal bir seçim olacaktır. Büyük taşlı yüzükler büyük elli, kalın parmaklı kadınlara daha çok yakışacaktır. 3- Taşın Çeşidi Tektaş alırken yüzüğün üzerindeki taşın cinsi de önemli. Elbette tektaşta en çok pırlanta tercih edilse de, yüzüğü takacak kişinin tarzına göre zümrüt, swarovski, yakut, elmas, safir gibi farklı renklerdeki taşları da seçebilirsin. 4- Montür Seçimi Montür, yüzükte taşı tutan kısımdır ve taşın yüzüğe yerleşme biçimini ve yüzüğün modelini belirler. İnce veya kalın tırnaklı olarak çeşitlenen montürlerde genellikle 4 veya 6 tırnak bulunur. Taşın ön planda olduğu yüzüklerde, montür ince ve çok tırnaklıdır. Taşın ikinci planda kalması isteniyorsa, kalın montürlü yüzükler tercih edilebilir. 5- Yüzük Halkasının Şekli Yüzük halkasının şekli de yüzüğün modelini farklılaştırır. Genellikle yuvarlak formda olmasına alıştığımız tektaş yüzüklerin modern versiyonlarında kare olanlarla da karşılaşabiliyoruz. 6- Yüzüğün Rengi Yüzüğün rengini seçerken hem taşın hem de yüzük halkasının rengine bakmalısın. Yüzük halkasının rengini partnerinin zevkine göre altın ya da gümüş olarak seçebilirsin. Elbette tektaşta ağırlıklı altın tercih ediliyor. Altının da beyaz, yeşil, kırmızı ve pembe olmak üzere farklı renkleri var. Peki seçtiğin taşın rengine göre, yüzük halkasının rengi nasıl seçilir? Pırlanta, beyaz, sarı, pembe altın ile uyumlu görünebileceği gibi, gümüşe de yakışır. Yine zevke ve tarza göre değişmekle birlikte pırlanta yaygın olarak beyaz altın ile kullanılır. Eğer seçtiğin yüzüğün taşı elmas ise, pembe altın; zümrüt, yakut ya da safir ise beyaz altın ya da gümüş yüzükler daha uyumlu görünecektir. Takı konusu önemli Düğünde Ne Takılır? Pırlantanın Fiyatı Neye Göre Değişir? Pırlantayı pırlanta yapan şeyi anlatmak için ilk olarak 4C kuralından bahsedelim. 4C adını cut kesim, clarity berraklık, color renk ve carat karat kelimelerinin baş harflerinden alıyor. Pırlantanın fiyatı bu özelliklere göre belirleniyor. Şimdi bu 4C’yi tek tek inceleyelim 7- Kesim Doğal bir maden olan elmasın, kesildiği forma göre adı farklılaşıyor. Bu maden, elmas kesim formunda kesilirse elde edilen taşa elmas, farklı teknolojiler kullanılarak ışığı kırıp yansıtacak şekilde kesildiğinde ise daha ışıltılı olan pırlantaya dönüşüyor. Elmasın kesimi pırlantanın insan eliyle değiştirilebilen tek özelliğidir. Burada kesimi yapan kişinin mahareti de pırlantanın ışıltı kazanmasında etkili bir faktör. Kesim ne kadar doğru bir şekilde yapılırsa, pırlantanın parlaklığı, ışıltısı da o oranda artar. Kesimlerine göre pırlantalar farklı şekillerde adlandırılır. Yuvarlak, prenses, oval, zümrüt, damla, kalp, yastık ve markiz kesimleri tektaşlarda yaygın olarak görülür. 8- Karat Pırlantanın ağırlığını belirten ölçü birimine karat denir. Karat, 100 eşit puana bölünerek pırlantanın değeri ortaya çıkarılır. Taşın büyüklüğü ve ağırlığı yani karat arttıkça, tektaşın fiyatı da artar. 9- Berraklık Berraklık çıplak gözle çok da ayırt edilemeyecek ancak fiyatı etkileyen bir faktördür. Elmas ne kadar diğer minerallerle karışmamış ve doğal olursa, berraklığı ve ışıltısı da o ölçüde artacaktır. Bu da elmasın değerini artırır. Ancak bilmelisin ki yüzde yüz berrak olan, kusursuz elmas bulmak çok nadir görülen bir durumdur. 10- Renk Renk de tıpkı berraklık gibi çıplak gözle kolayca fark edilebilen bir özellik değil. Pırlantaların çoğu renksiz görünmekle birlikte aralarında ton farkı vardır. Renkler D’den Z’ye kadar sınıflandırılır ve D en beyazı, Z ise en renkli olanı ifade eder. Pırlantanın rengi beyazlaştıkça değeri yükselir. D sınıfı pırlantanın doğada ender olarak görüldüğünü de belirtelim. Doğru Alyansı Nasıl Seçeceğini Biliyor musun? 11- Alyanslar çiftin ortak zevkine ve tarzına hitap etmeli. Gelin ve damat adayı birbiri ile aynı model alyans alabilecekleri gibi farklı versiyonlarda çift alyanslar da tercih edebilir. Bu setler sayesinde çiftler kendi zevkine göre, ancak birbiri ile de uyumlu görünen alyanslara sahibi olabilir. Set halinde satılan çift alyanslarda, genellikle gelin adayları için desenli ve bol taşlı modeller sunulurken, damat adayları için ise sade modeller hazırlanıyor. 12- Alyans seçerken, yüzüğün parmağı sıkmaması, ergonomik olması, hareketi engellemeyecek ve terleme yapmayacak kalınlıkta olmasına dikkat etmek gerekir. Yüzüğün parmak tarafına bakan iç kısmı da parmağı tahriş edecek kadar girintili çıkıntılı olmamalı. 13- Genellikle altın ile özdeşleşmiş olsa da aslında alyansların gümüş, platin, titanyum, çelik gibi pek çok farklı seçeneğe sahip olduğunu bilmelisin. Altında kararlıysan, beyaz, pembe rose ya da sarı olmak üzere birçok alternatifin var. 14- Alyans alırken, daha önceden alınan tektaş ile uyumunu da gözetmekte fayda var. Mesela tektaş beyaz altınsa, alyansı da aynı materyalden seçmek uyumlu bir görünüm için ön koşul. 15- Şimdi bir de altın ayarlarına göz atalım Altının en saf hali olan 24 ayar altın, çok yumuşak esnek bir dokusu olduğu ve darbelere karşı dayanıklı olmadığı için neredeyse hiç üretilmiyor. Bunun yerine yine esnek olabilen 22 ayar alyans tercih edebilirsin. Çizilme ve yamulmalara karşı çok dayanıklılık sunmayan 22 ayarda parmak ölçüsü ileride değişirse, kolayca, ölçü değişimi yapılabilir. Çok fazla ürün seçeneğinin olmadığı 18 ayar altın alyanslar ise oldukça sağlamdır. Ürün çeşitliliği açısından tatmin edici seçenekler sunan 14 ayar alyans modelleri ise oldukça sağlamdır. Ancak esnek olmadıklarını söyleyebiliriz. Zevkine uygun alyans, tektaş ve düğünde takılacak diğer takıları satın alabileceğin yüzlerce firma Şehrindeki firmaları ilçe ayrımı yaparak listeleyebilir, özel tasarım, el yapımı ürün satan, ayrıca ücretsiz bakım yapan firmaları kolayca filtreleyebilir, firmaların ürün çeşitliliklerini görebilirsin. Gelinliğini tamamlayacak en güzel ayakkabı ve aksesuarlarda sıra. Altın ve pırlantanın titiz işçiliği ile her tarz ve her yaşa uygun tasarlanmış 925 ayar özel tasarım gümüş yüzükler... Nitelikli gümüşü özgün dokunuşlar ve modaya yön veren trendler ışığında işleyerek göz alıcı parçalara dönüştüren Mia Vento, kullanıcısını birbirinden şık gümüş yüzük çeşitleri ile buluşturmaya hazır. 925 ayar gümüşü farklı renklerdeki özel kaplamalarla harmanlayan kreasyonlar, tenini zevkle tasarlanmış parçalarla süslemek isteyen kadınları kendine çekiyor. Tektaş yüzükler ile yaşama ışıltı katın Her kadın şık kesimiyle göz dolduran, parıltısıyla kullanıcısının ruhunu saran bir tektaş yüzüğün hayalini kurar. Eğer siz de kendiniz veya sevdikleriniz için parmaklara ışık katacak göz alıcı parçalar arıyorsanız, Mia Vento’nun eşsiz koleksiyonlarıyla tanışmanızın zamanı gelmiş demektir. Tektaş gümüş yüzükler beyaz altın ile kaplanan iskeletin üzerine özel olarak üretilen parıltılı taşların işlenmesiyle elde ediliyor. Pırlanta montür işçiliğinin tüm ince detaylarını üzerinde barındıran tektaşlar, gündüz kombinlerine parıltı katarken, özel gecelerin anlamını arttırıyor. Tek büyük bir taşın duru güzelliğine vurgu yapan ince dokunuşlarla yükseltilen modeller yalın stillerin ruhuna dokunuyor. Sıralı taşların iddialı duruşunu parmaklara işleyen beştaş gümüş yüzük modelleri ise tarzına ihtişam katmak isteyen kadınların ilk tercihleri arasında yer alıyor. Siz de 925 ayar gümüşü farklı boyut ve kesimdeki taşlarla bir araya getiren tektaş modelleri arasından dilediğinizi seçebilir, kendinizi yaşama ışıltı katan parçalarla ödüllendirebilirsiniz. Gümüş yüzük modelleri ile parmaklarınızı renklendirin Mia Vento takı tasarımında gümüşe düşen rolü yeniden yorumlayan yüzükleriyle dikkatleri üzerine çekiyor. Gümüşün kendine has rengini farklı tonlardaki kaplamalarla buluşturan marka, koleksiyonlarında parmakları renklendiren çarpıcı parçalara da yer veriyor. Gümüş yüzük halkalarını pembe renkli özel altın kaplamalar ile saran modeller dinamik stilini her detayda yansıtmak isteyen kadınların favorisi. Pastel renklerin enerjisini bedeninde hissetmek isteyen kadınlara özel tasarlanan renkli taşlı gümüş yüzük çeşitleri görenleri kendisine hayran bırakıyor. Farklı tonlardaki iskeletleri doğadan ilham alan şekiller ve geometrik formlarla buluşturan modeller ise her parmağına yüzük takmayı seven genç benliklerle buluşmayı bekliyor. Siz de günlük tarzın vazgeçilmezleri arasındaki yerini alacak hareketli modelleri gece kombinlerine ışık katacak parıltılı detaylarla bir araya getiren Mia Vento koleksiyonlarıyla tanışabilirsiniz. Uygun yüzük fiyatları ile dikkat çeken serilerden stilinize uygun olanları sepetinize ekleyin ve Mia Vento’nun aşkla işlenmiş gümüş yüzük tasarımlarına hemen ulaşın. 1. BÖLÜM ÇEVREMİZDE SAYISIZ MADDE VARDIR 1. MADDENİN NİTELENMESİ J Boşlukta yer kaplayan her şeye madde denir. J Maddelerin özelliklerini; Görerek İşiterek Koklayarak Dokunarak Tadarak anlar ve tanırız. MADDELERİN ÖZELLİKLERİ J KIRILGANLIK – SAĞLAMLIK Cam, porselen gibi maddeler kırılgan, demir, çelikten yapılan maddeler ise sağlam maddelerdir. J ESNEK – BERK Üzerine bir etki uygulandığında şekli değişen, üzerindeki etki kalkınca eski haline dönen maddelere esnek madde denir. Örneğin süngeri sıktığımızda kırılmaz, şekli değişerek küçülür. Serbest bırakılınca tekrar eski şekline döner. Lastik, sünger, yay… gibi maddeler esnektir. Üzerindeki etki kalkınca eski şekline dönemeyen yani esnek olmayan maddelere berk denir. Örneğin Tahta kaşık üzerine bir etki uyguladığımızda, tahta kaşık esnemez ve kırılır. Üzerindeki etki kalkınca eski şekline dönemez. Tahta, teneke, kalem… gibi maddeler berktir. J SAYDAM – OPAK – YARI SAYDAM Işığı içinden geçiren maddelere saydam madde denir. Örneğin; cam, su… vb. maddeler ışığı geçirir ve baktığımızda arkasını görürüz. İçinden ışığı geçirmeyen maddelere opak madde denir. Örneğin; duvar, tahta, plastik… vb. maddeler ışığı geçirmez ve baktığımızda arkasını göremeyiz. Bazı maddeler vardır ki ne saydam ne de opaktır. Işığın tamamını geçirmeyen ve arkalarındaki cisimleri net olarak göremediğimiz maddelere yarı saydam madde denir. Örneğin; Buzlu cam, bazı poşetler, yağlı kağıt… vb. J PARLAK – MAT Üzerine ışık düştüğünde parlayan maddeler parlaktır. Örneğin altın, gümüş, çelik tencere… vb. maddeler parlaktır. Üzerine ışık düştüğünde parlamayan maddeler mattır. Örneğin Ağaç, kum, odun…. vb. maddeler mattır. J PÜRÜZLÜ – PÜRÜZSÜZ Cam, domates, elma ve cilalanmış ahşap sehpaların yüzeyleri düzdür. Bu maddelerde olduğu gibi yüzeyi düz olan maddeler pürüzsüzdür. Ağaç, odun, portakal, taş gibi maddelerin yüzeyi düz değildir. Bu maddeler gibi yüzeyi düz olmayan maddeler pürüzlüdür. J SERT – YUMUŞAK Pamuk, yün, sünger… gibi maddeler yumuşaktır. Taş, tahta, demir… gibi maddeler serttir. J KOKULU – KOKUSUZ Gül, kolonya, parfüm… gibi maddeler kokulu maddedir. Su, hava… gibi maddeler kokusuz maddedir. J SU GEÇİREN – SU GEÇİRMEYEN Havlu, kağıt, sünger… gibi maddeler su geçiren maddelerdir. Taş, yağmurluk, çelik tencere… gibi maddeler su geçirmeyen maddelerdir. J SUDA YÜZEN – SUDA BATAN Kağıt, poşet, yaprak… gibi maddeler suda yüzer. Demir, taş, madeni para… gibi maddeler suda batar. J MIKNATIS TARAFINDAN ÇEKİLEN – MIKNATIS TARAFINDAN ÇEKİLMEYEN MADDELER Demir, nikel, kobalt gibi bazı maddeleri çekme özelliği olan maddelere mıknatıs denir. Çivi, toplu iğne, demir ataş, demir tozu gibi maddeler mıknatıs tarafından çekilen maddelerdir. Plastik, cam, kağıt, tahta gibi maddeler mıknatıs tarafından çekilmeyen maddelerdir. 2. CİSİM, MALZEME, EŞYA, ALET, ARAÇ, GEREÇ J Çeşitli işlemlerle şekil verilmiş maddelere cisim denir. Sadece katı halde olan maddeler cisim olma özelliğine sahip olabilir. Şişe, bardak, sürahi cama şekil verilerek; toplu iğne, çivi gibi maddeler ise demire şekil verilerek yapılmış cisimlerdir. J Bir şeylerin yapımında kullanılan maddelere malzeme denir. Örneğin; demir, tuğla, tahta, kiremit, çivi, mermer ve cam, binaların yapımında kullanılan malzemelerdendir. Malzemeler kullanıldıkça tükenir. Yenisi alınır. J Hayatımızı kolaylaştırmak amacı ile evimizde, çantamızda, okulumuzda bulundurduğumuz nesnelere eşya denir. Sıra, masa, yazı tahtası, çanta, çatal, bıçak, kanepe yorgan… eşyadır. J Nesnelere şekil vermek veya nesneler üzerinde iş yapmak için kullanılan maddelere alet denir. Örneğin; çekiç, keser, balta, testere ve tornavida birer alettir. J Bir işi yapmak için kullanılan aygıtlara araç ya da gereç denir. Örneğin; telefon iletişim aracı, otobüs ulaşım aracıdır. Şekil çizerken kullandığımız cetvel ve pergel gereçtir. 3. MADDELERİN SINIFLANDIRILMASINDA KESİNLİK YOKTUR Malzeme, cisim, eşya ve alet gibi maddeler sınıflandırılırken kesin sınırlar çizilemeyebilir. Örneğin; mutfakta kullandığımız merdane maddedir. Ağaca şekil verilerek yapıldığı için cisimdir. Hamur açmakta kullanıldığı için alettir. Öyle ise merdane hem madde hem cisim hem de alettir. J Maddenin Özelliği ve Kullanım Alanı Arasındaki İlişki Kullandığımız eşya ve araçlar yapılırken bu eşya ve araçların kullanım amaçlarına uygun malzemeler seçilir. Yemek pişirilen tencereler çelik yerine plastikten veya tahtadan yapılsaydı ateşin üstüne konulduğunda yanardı. Pencerede cam yerine demir kullanılsaydı güneş ışığı içeri giremezdi. Maddelerin kullanım alanları özelliklerine göre belirlenir. Örneğin; dalgıç kıyafetleri suyu çekmeyen maddelerden yapılır. Bulaşık süngeri ise suyu çeken maddeden yapılır. 2. BÖLÜM MADDENİN HALLERİ 1. KATILARIN VE SIVILARIN TEMEL FARKLARI Su, süt, zeytinyağı, kolonya gibi maddeler bulundukları kabın şeklini alır. Su, süt, zeytinyağı gibi belirli bir şekli olmayan, akıcı olan ve bulundukları kabın şeklini alan maddelere sıvı madde denir. Pirinç, un, şeker gibi maddeler küçük taneli katılardır. Küçük taneli katıların katılar gibi davranır fakat sıvılar gibi akarak konuldukları kabın şeklini alırlar. Her bir tanenin yine belirli bir şekli vardır. Yani küçük taneli katıların bir araya geldiklerinde, sıvılar gibi davranarak konuldukları kabın şeklini alması tanelerin çok küçük olmasındandır. Katı maddelerin belli bir şekli vardır. Hangi kabın içerisine konulursa konulsun şekillerinde bir farklılık olmaz ve bulundukları kabın şeklini almazlar. Dışarıdan bir etki olmadıkça da şekillerinde bir değişiklik olmaz. 2. GAZLARIN ÖZELLİKLERİ Yer kabuğunu çepeçevre saran içerisinde yaşadığımız ve soluk aldığımızda akciğerlerimize dolan bu madde gaz halinde bulunur. J Gazların Yayılması Sıvı halde olan kolonya gaz haline dönüşür ve odanın her yerine yayılmaya başlar. Bu durum, gazların yayılma özelliğinin olduğunu gösterir. Mutfakta pişen yemeğin kokusunun evin her yanına yayılması da gazların yayılma özelliği ile ilgilidir. J Gaz Kaçakları Bisiklet sürerken küçük bir çivi lastiğe batarsa, çivi lastikte küçük bir delik açar ve bir süre sonra lastiğin havası boşalır. Gazlar çok küçük gözeneklerden bile kaçarak ortama yayılır. Gazlar gibi sıvılarda küçük gözeneklerden geçerek ortama yayılır. Ancak sıvıların yayılması gazların yayılmasından çok daha yavaş gerçekleşir. Tahta, masa duvar, defter, çanta ve kitabı katı maddelere; süt, ayran, petrol ve zeytinyağını sıvı maddelere; doğalgaz ve havayı da gaz halindeki maddelere örnek olarak verebiliriz. 3. BÖLÜM MADDENİN ÖLÇÜLEBİLİR ÖZELLİKLERİ 1. KÜTLE Maddelerin miktarları kütle olarak adlandırılır. Kütle, eşit kollu terazi, elektronik terazi gibi tartı aletleri ile ölçülür. Kütle birimi olarak da bazı maddeler için kilogram, bazı maddeler için ise gram birimini kullanırız. Kilogram “kg”, gram “g” sembolü olarak gösterilir. 1 kg = 1000 g Katı maddeler doğrudan doğruya tartı aletine konularak tartılır ve bulduğumuz sonuç katı maddenin kütlesini verir. NET KÜTLE = SIVI DOLU KABIN KÜTLESİ – BOŞ KABIN KÜTLESİ Sıvılar ise kaba konularak tartılır. Boş kabın kütlesine dara denir. Sıvının kap ile birlikte tartılmasıyla bulunan toplam kütleden daranın çıkarılmasıyla net kütle bulunur. Bir topu havası şişkin ve havası boşaltılmış haldeki kütle değerleri arasındaki fark bize havanın bir kütlesi olduğunu gösterir. Gazların da kütlesi vardır. 2. HACİM Bütün maddeler boşlukta bir yer kaplar. Katı, sıvı ve gaz bütün maddelerin uzayda kapladıkları yer hacim olarak adlandırılır. Hacmi Sıvıların hacimleri, üzerinde ölçü birimi yazılı olan ve dereceli silindir adı verilen araçla ölçülür. Sıvılar, üzerinde ölçü birimi yazılı olan bu kaba konur ve kapladığı yere göre hacmi bulunur. Sıvıların hacim birimleri litre ve mililitre olarak ifade edilir. Litre “L”, mililitre “mL” sembolleri ile gösterilir. 1 L = 1000 mL Hacmi Katıların hacmi bir sıvı yardımı ile ölçülür. Katı maddeler sıvı içerisine atıldığında sıvının dereceli kaptaki seviyesi, katı maddenin hacmi kadar yükselir. Yani sıvının seviyesindeki artış, katı maddenin hacmi kadardır. Birimleri L-mL / mL-L birimlerini çevirme işlemi 1 L = 1000 mL Örneğin; 4 L = 4 x 1000 = 4000 mL 8000 mL = 8000 1000 = 8 L 4. BÖLÜM DOĞAL VE YAPAY MADDE 1. İnsanlar Maddeyi Değiştirir İnsanlar kendi yaşamlarını kolaylaştırmak için yeryüzünde ve yer altında bulunan maddeleri işleyerek değişikliğe uğratır, onları kullanarak da yaşamlarını kolaylaştırır. a. Doğal Madde Tabiatta insan eli değmemiş yani kendiliğinden oluşmuş tüketim maddelerine doğal madde denir. Örneğin; toprak, su, meyve, sebze, odun vb. b. İşlenmiş Madde İnsanlar tarafından işlenerek ürün hâline getirilen tüketim maddelerine işlenmiş madde adı verilir. Örneğin; ekmek, pamuk ipliği,kumaş vb. c. Yapay Madde Bazı maddeler insanlar tarafından üretilir. Örneğin tutkal, naylon, beton gibi maddeler doğal maddelerin yapısı değiştirilerek elde edilir. Bu tür tüketim maddelerine yapay madde denir. Cilalı tahta, boyalı tahta gibi maddeleri kesin sınırlarla birbirinden ayırarak sınıflandıramayız. Kullandığımız eşyaların çoğunda yapay ve işlenmiş maddeler bir arada bulunmaktadır. Örneğin Beton; çimento, kum ve suyun karışımından elde edilir. Kum ve su doğal bir madde olmasına rağmen çimento yapay bir maddedir. Beton ise hem işlenmiş madde hem de yapay maddedir. Doğallık ve yapaylık sadece maddeler için değil çevre için de kullanılabilen nitelemelerdir. Hava, su, demir doğal maddelerdir. Orman ve deniz doğal çevre, şehirler, şehirlerde yapılmış park alanları yapay çevreyi oluşturur. 2. Doğa Olayları Maddeyi Nasıl Etkiler? Çeşitli doğa olayları sebebiyle dağların, taşların, yapıların şekilleri uzun yıllar sonra değişir. Akarsu, rüzgar, sıcaklık maddelerin şeklinin değişmesine neden olan etmenlerdir. a. Doğal Kaynak Nedir? Doğal kaynaklar kendiliğinden ve çok uzun süren bir zaman içerisinde oluşur. Su, toprak, kömür, petrol, doğal gaz doğal kaynaklardan bazılarıdır. b. Doğal Kaynakların Korunması Yapay maddelerin temel kaynağı aslında doğal kaynaklardır. Bu sebeple tüketim malzemesi olarak kullanılan doğal ya da yapay bütün maddelerin dikkatli ve tasarrufu kullanılması çok önemlidir. Bu konu da insanların bilgilendirilmesine gereken önem verilmelidir. Doğal kaynakların tasarrufu kullanılması, onların tükenmesini geciktirir. 5. BÖLÜM MADDE VE ISI 1. Sıcaklığı Nasıl Ölçeriz? Sıcaklık termometre ile ölçülür ve “derece selsiyus °C” olarak ifade edilir. Termometre, bir hazneye bağlı cam boru ve hazne içindeki cıva ve ya renklendirilmiş alkolden oluşur. Termometrenin bulunduğu ortam ısınırsa haznesindeki sıvının seviyesi yükselir. Ortam soğursa haznedeki sıvının seviyesi düşer. Sıvı seviyesinin karşısındaki sayısal değerler sıcaklık değerini gösterir. Bazı maddeler sıfırın altında bir sıcaklık değerine sahip olabilir. Bu durumda maddenin sıcaklığı belirtilirken “sıfırın altında” ibaresi kullanılır. a. Isı Akışı Aralarında sıcaklık farkı bulunan maddeler birbirleri ile temas hâlinde olduklarında kendi aralarında ısı alış verişi yaparlar. Bu alış veriş esnasında ısı daima sıcaklığı yüksek olan maddeden, sıcaklığı düşük olan maddeye doğru akar. Isının akış yönü sıcaktan soğuğa doğrudur. Böylece ısıveren maddenin sıcaklığı azalır, ısıalan maddenin ise sıcaklığı artar. Isı bir madde değildir. Çünkü kütlesi ve hacmi yoktur. 2. Isının Maddeye Etkileri Isı maddelere etki ettiği zaman maddelerde sıcaklık değişimlerine, hâl değişimlerine, bozunma olaylarına neden olur. a. Isınma – Soğuma Aralarında ısı farkı bulunan ve birbiriyle temas eden maddelerden ısı miktarı fazla olan madde ısı miktarı az olan maddeye ısı verir. Bu arada ısıveren madde soğur, alan madde ise ısınmış olur. Bu alışveriş, maddelerin ısıları birbirine eşit oluncaya kadar devam eder. b. Hal Değişimleri Katı haldeki madde ısıtıldığında eriyerek sıvı hale geçer, sıvı haldeki madde ise soğutulduğunda donarak katı hale geçer. Örneğin; su sıvı soğutulduğunda buz katı olur. Buz katı ısıtıldığında suya sıvı dönüşür. Günlük hayatta kullandığımız bazı malzemeler ısıtılarak eritilip sıvı hâle getirildikten sonra kalıba dökülerek soğutulur ve şekillendirilmiş olur. c. Bozunma Ekmekler ısı etkisiyle mum ya da çikolata gibi erimeyip yanar. Ekmek gibi bazı katılar ısı aldıklarında erimeden bozunur. Çünkü bazı maddeler yapısındaki farklılıkları dolayısıyla erimez ve renk değiştirerek bozunurlar. Eriyen maddeler eski hâllerine dönebilir fakat bozunan maddeler eski hâllerine dönemez. 6. BÖLÜM MADDELER DOĞADA KARIŞIK HALDEDİR 1. Saf Maddeler – Karışımlar Yapısında başka bir madde bulunmayan maddelere saf madde denir. Örneğin; su, şeker, tuz, gümüş saf maddedir. Yapılarında başka madde bulunan yani saf olmayan maddelere karışım denir. Doğada bulunan saf maddeleri karıştırarak karışımları oluştururuz. Örneğin; ayran bir karışımdır. Su, yoğurt ve tuzun karıştırılmasından oluşur. Maddeleri birbirleriyle karıştırdığımızda görünüşleri değişebilir. Örneğin marmelat yaparken içerisine eklediğimiz şekerin görünüşü değişir. Ancak marmeladın tadına baktığımızda şekerin özelliğini koruduğunu anlarız. Karışımları meydana getiren maddeler kendi özelliklerini kaybetmezler. 2. Çözelti Bazı maddeler, sıvı ile karışınca onun içerisinde dağılarak çok küçük parçalara ayrılır ve görünmezler. Bu olaya çözünme adı verilir. Örneğin şeker, tuz, limon suyu, portakal suyu, alkol, mürekkep gibi maddeler suda çözünürler. Şeker ve tuz gibi katı maddelerin su içerisinde görünmeyecek şekilde dağılarak çözünmesi ile oluşan karışımlara çözelti adı verilir. Çözeltiler tek bir madde gibi görünür. Şekerli suda su, şekeri çözmüş, şeker ise çözünmüştür. 7. BÖLÜM KARIŞIMLAR AYRILABİLİR Mİ? 1. Karışımları Ayırma Karışımlar çeşitli yöntemlerle ayrılabilir. Süzme ile ayırma, buharlaştırma ile ayırma, yüzdürme ile ayırma, mıknatıs ile ayırma Dosyayı İndir Erkeklerin gümüş yüzük takması icma ile caizdir. Abdullah İbn Ömer der ki Efendimiz Hz. Muhammed gümüşten bir yüzük edindi ve bu yüzük onun elinde idi sonra Ebu Bekir'in, ondan sonra Ömer'in ve ondan sonra Osman'ın elinde bulundu. Nihayet Hazreti Osman zamanında Eris kuyusuna düştü. Üzerinde Muhammedurresulullah yazılı idi Müslim, Libas, 54. Hanefi mezhebîne göre yüzük gümüş olur ise erkek ve kadın için mubahtır ve eğer tunç, demîr gibi şeylerden olursa erkek için haramdır.el-Durr ei-Muhtar s. 229 Şafıi mezhebine göre ise gümüş yüzük, takmak sünnettîr şu nedenle ki Allah Resulü gümüş yüzük takardı. Enes'den rivayet edilmiştir fahri Kainat Efendimiz Kisra, Kayser ve Necaşi'ye birer mektup yazmak istedi. Hz. Muhammed "Bunlar mühürsüz mektup kabul etmezler." denildi. Bunun üzerine sevgili Peygamberimiz gümüş bir yüzük yaptırdı. Ve üzerindeki nakış "Allah'ın Resulü Muhammed" cümlesinden ibaretti Müslim Abdullah ibn Ömer'den rivayet edilen bir sünnette, "Resulullah gümüşten bir yüzük edinmiş ve eline takmıştı." Ebu Davud, Hatem 4; Tirmizi, Libas 43. Ayrıca sahabe-i kiramın gümüş yüzükleri vardı. Demir, tunç ve kurşun yüzük takmak, sünnet değildir. Mugni'l-Muhtac, I/309 Sıcak Fırsatlarda Tıklananlar Editörün Seçtiği Fırsatlar Daha Fazla Bu Konudaki Kullanıcılar Daha Az 3 Misafir 2 Mobil - 1 Masaüstü, 2 Mobil 5 sn 9Cevap 0Favori Daha Fazlaİstatistik Konu İstatistikleri Son Yorum 12 yıl Cevaplayan Üyeler 5 Konu Sahibinin Yazdıkları 3 Ortalama Mesaj Aralığı 1 saat 18 dakika Son 1 Saatteki Mesajlar 3 Haberdar Edildiklerim Alıntılar 3 Konuya En Çok Yazanlar redmannn 3 mesaj hunter06 2 mesaj Paramedik 112 2 mesaj 1 mesaj Raz 1 mesaj Konuya Özel slm arkadaşlar gümüş nerelerde bozdurulabiliyor? her kuyumcuda altın gibi bozdurabiliyormuyuz? diyelim ki 50tl ye aldığım gümüş bilekliği veya gümüş eşyayı kaç tl ye bozdurabilirim? altını nasıl kuyumcudan yani aldığın yerden bozduruyorsan gümüşüde gümüşçüden bozduracaksın. Fiyat olarak %kaçını alabilirsin bilemiyorum ama. gümüşcülerde bozdurabilirsin 50 tl ye aldığın bilekliği 5-10 tl arası bir para verirler quoteOrijinalden alıntı hunter06 gümüşcülerde bozdurabilirsin 50 tl ye aldığın bilekliği 5-10 tl arası bir para verirler neredeyse 10 kat daha düşük fiyata mı alıyorlar? eğer bu kadar fiyat farkı varsa altın da niye bu kadar fark yok? sonuçta gümüş de altın gibi değerli maden ??? gümüşle altın aynı değil çok daha değersiz altından Olay değerli olmasından değil tanınmasından kaynaklanıyor. Platin de değerli bir metaldir ancak gümüş gibi; altın kadar tanınmadığından zor el değiştir, el değiştirken de değer kaybeder. quoteOrijinalden alıntı Tech. Türk Olay değerli olmasından değil tanınmasından kaynaklanıyor. Platin de değerli bir metaldir ancak gümüş gibi; altın kadar tanınmadığından zor el değiştir, el değiştirken de değer kaybeder. abi gümüşü tanımayan hayatında gümüş görmeyen de var mı? bu kadar fiyat farkı olmaması lazım eminmisiniz? quoteOrijinalden alıntı redmannn quoteOrijinalden alıntı Tech. Türk Olay değerli olmasından değil tanınmasından kaynaklanıyor. Platin de değerli bir metaldir ancak gümüş gibi; altın kadar tanınmadığından zor el değiştir, el değiştirken de değer kaybeder. abi gümüşü tanımayan hayatında gümüş görmeyen de var mı? bu kadar fiyat farkı olmaması lazım eminmisiniz? Burdaki tanınma sözcüğü bir terimdir ve 'insanların daha gümüşü görünce "Bu gümüş" diyebilmesi' değil, el değiştirirken alım-satım yapanlar tarafından tercih edilmesidir. Şu anda piyasada değerli metallerden en çok altın döndüğünden, yani tanındığından değeri en az düşen altındır. Tabi bu Türkiye koşullarında geçerli. Bazı ülkelerde gümüş de altın kadar tanınır. Bir de gümüş değerinin düşmesinin bir diğer nedeni gümüşün oksitlenmesidir. quoteOrijinalden alıntı redmannn quoteOrijinalden alıntı hunter06 gümüşcülerde bozdurabilirsin 50 tl ye aldığın bilekliği 5-10 tl arası bir para verirler neredeyse 10 kat daha düşük fiyata mı alıyorlar? eğer bu kadar fiyat farkı varsa altın da niye bu kadar fark yok? sonuçta gümüş de altın gibi değerli maden ??? bütün takı ürünlerinde üretim maliyeti olan işçilik vardır bu altın ürünlerde %30 civarındadır yaklaşık , yatırım altınlarında % 5 civarındadır, gümüşte ise % 80-90 civarındadır yani 100 tl ye alınan gümüşün 80-90 tl si işçiliktir bu sebeple çoğu gümüşçü bu olay ortaya çıkmasın diye gümüşü geri almaz ama olayın iç yüzü bu şekildedir gümüş takı almak altın takıya oranla çok daha fazla zarar ettiren bir şeydir ama kimse bilmez bunu Sayfaya Git Sayfa

gümüş yüzük saf madde midir