🌪️ Sivil Polis Arabası Nasıl Anlaşılır
x3Kn. ABONE OL SABAH ekibi olarak İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nün bilgisi dahilinde sahte polis olduk. Hedefimiz, insanlara uyarıda bulunmak ve mağduriyetlerini önleyecek bir çalışma yapmaktı. "Elimize polis telsizi alarak sokağa çıkacağız. Sivil polis rolünde sokaklarda çevirdiğimiz insanlara kimlik kontrolü soracağız" dediğimizde, şakayla karışık emniyet yetkilisinden gelen bir soru ile karşılaştık "Gözaltı da yapacak mısınız Emir, nezarethaneleri hazırlayalım mı?" Polis şeflerinden çok olumlu tepkiler aldık. Gasp Büro Amirliği ile Dolandırıcılık Masası'nın sivil ekipleri son yıllarda mesailerinin önemli bir bölümünü sahte polislere karşı mücadeleye harcamaya başlamıştı. Kendilerine polis süsü verdikten sonra şehrin sokaklarında tehlike saçan suçlular, kalabalık suç örgütleri oluşturarak işleri büyütmüştü. Kimi kendisini komiser, kimi başkomiser olarak tanıtıyor, hızını alamayıp kendisini emniyet amiri olarak tanıtanlar bile var. Hal böyle olunca, biz de sahte polis olup yollara düştük. Bu haberi yaptığımız sırada Prof. Dr. Canan Karatay'ın da sahte polis mağduru olduğu ortaya çıkınca, durumun vehameti iyice anlaşıldı. Bu insanlar yıllarca okumuş hatta kanaat önderi olmuş bir doktoru bile kandırma becerisine sahipler. Sahte polis olarak ilk durağımız Nişantaşı'ydı. Kalabalık olan ve bizler için tehlike arz edebilecek bazı riskli noktaları sahte polis olarak deneyim kazanıp, ustalaşacağımız saatlere bırakarak Nişantaşı'ndan sonraki güzergahımızı; Fulya, Şişli, Mecidiyeköy, Beşiktaş ve Beyoğlu olarak belirledik. İŞİN PÜF NOKTASI SOĞUKKANLILIK Kendimize sivil polis süsü verebilmek için, iki önemli unsurun kesinlikle eksik olmaması gerekiyordu Polis telsizi ve bir miktar rol kabiliyeti... Nişantaşı'na vardığımızda araçtan indim. Telsizi sağ elime aldım ve Maçka Demokrasi Parkı'na doğru sokak çalışmamızın ilk adımlarını atmaya başladım. 'B Bölge'nin, yani Beşiktaş, Beyoğlu, Sarıyer, Şişli ve Kağıthane ilçelerini kapsayan bölgenin frekansına ayarladığım telsizin sesini açtım ve frekanstan ilk anonsun geçmesini bekledim. Elbette yüz ifademi hafiften sertleştirerek... Telsizden sesler yükselmeye başladığında karşılaştığım genç kadını, Harbiye Cumhuriyet Parkı'nın kapısında çevirdim "Hanımefendi rutin GBT Genel Bilgi Tarama kontrolü, kimliğinizi alabilir miyim?" Sorumu sorduktan sonra, ciddi bir suratla telsizin sesini hafifçe kısıp, cep telefonunu çıkarttım. O sırada karşımdaki kadın, aceleyle çantasındaki kimliği aramaya başladı. Memnuniyetsiz bakışlarım, telaşına telaş katmıştı. Kısa bir süre sonra bulduğu kimliği uzatarak beklemeye başladı. Neler yapacağımı seyrediyordu. Sözde telefonla konuşuyor, kontrol edilmesi için kimlik numarasını merkeze aktarıyordum. Kısa bir süre bekledim ve "Tamam" diyerek telefonu kapattım. Sarı saçlı kadına kimliğini uzattığımda gülümseyerek "Temiz miyim polis bey?" dedi. Cevabım sadece "Buyrun" oldu. Kimliğini aldıktan sonra yoluna devam etti. Kimlik sorduğum hanımefendi diyaloğumuz boyunca, bana kimlik sormadı. Hırsızlık şüphelisi de olabilirdim, takıntılı bir sapkın da... Bir dolandırıcı olma ihtimalim de vardı. ÇATIK KAŞ, SİGARA BIRAKTIRDI! Beyoğlu'na doğru yola koyulduğumda, adreslere operasyon yapacak kadar olmasa da deneyim sahibi olmuştum. Polisler, her ne kadar geçmişe oranla pozitif değişimler gösterse de, sert mizaç ve tavırları insanların üzerinde baskı ve tedirginlik oluşturuyor. Mesleki gereklilik sonucunda, karşılarındaki kişi veya kişilerin korku duygusunu artırıyorlar. Sahte polislerin en büyük sırrı, bu bilgi... Tedirginlik yok! Ellerini titretmiyor, heyecandan uzak duruyorlar. Soğukkanlı olmak, bu işin en önemli püf noktası... Karşılarındaki insanların üzerinde baskı oluşturmak için sertlikten ve katılıktan asla taviz vermiyorlar. Bu tavrı takındıklarında, hedeflerine ulaşmak onlar için çocuk oyuncağı gibi bir şey... O havayı yakalayabilmenin önem ve anlamını, Mecidiyeköy'de 20 yaşlarında bir üniversite öğrencisini çevirdiğimde fark ettim. Tabir uygunsa transa girdim, artık gerçek bir sahte polistim. Ve yeni hedefimi gözüme kestirdim. Bana doğru yürümekte olan o öğrenciye "Genç!" diye seslendim. Telsizle işaret ederek yanıma çağırdım. "Kimliğini ver bakalım. Kontrol yapalım" dedikten sonra ehliyetini aldım. Sigarasını tüttürmeye başladığında kafamı kaldırdım. Kaşlarım çatıktı. Anladı; yarım sigarasını içmeyi bıraktı. Sağ avucunun içerisine alarak yere doğru indirdi. Kısa süre sonra da attı. Sözde kontrolden sonra ehliyetini teslim ettim ve uzaklaştı. O da bana hiç soru sormadı. ÖNCE SEN GÖSTER KİMLİĞİNİ! Beşiktaş Ihlamurdere Caddesi'nden Fulya istikametine doğru yaya olarak ilerlerken, önceki deneyimlerimden gelen güçle karşı kaldırımda yürüyen, 30- 35 yaşlarındaki birine seslendim "Uygulama yapıyoruz beyefendi, kimliğinizi alalım!" İnsan nereden bilebilir ki, "Seslenmez olaydım!" diyeceğini... Durdurduğum kişinin kaşları çatık, tavırları ise netti. Gözleri adeta, 'Seni beğenmedim' diyordu. "Tamam. Kimliğinizi göreyim" dedi. "Versene kardeşim kimliğini. Herkese kimlik mi göstereceğiz?" çıkışım gerginliği tırmandırırken, o hızla cep telefonunu çıkardı. "Resmi ekip aracı gelsin!" dedi ve adımlarını yavaş yavaş geriye doğru atarken 155'i çevirdi. Telefonu kulağına götürdü. Emniyette adımıza dosya açılmasına ramak kalmıştı ki gerçeği anlattık. Telefonunu indirip kapattı, hâlâ şüpheli bakışları üzerimizdeydi, inandıramadık. Son çare basın kartımızı gösterdik, kartvizitimizi verdik yine de olmadı. "Nereden bileyim?" diyerek tekrar 155'i aramaya yeltendi. "Yahu dur kardeşim! Gir Google'a, yaz adımızı görürsün" dedik de ikna ettik, sağ olsun Google! Girdi baktı ve inandı. Önce derdimizi anlattık, sonra da sorduk "Nereden geliyor bu tecrübe?" Anlattı "Benim ağabeyimi Beyoğlu'nda bir mekandan çıkarken gözaltına aldılar. Araca bindirerek paralarına el koydular. Sonradan öğrendik ki, o adamlar polis değilmiş." ŞİŞLİ SINIFI GEÇTİ Sahte polis vakalarının sık yaşandığı Şişli'de belli ki insanlar bu konuda bilgi sahibiydi. Bu bölgede üç kişi ile benzer diyaloglar yaşadık, ben kimlik sorunca onlar da benim polis kimliğimi sordu. Bir kişi, Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nda çalıştığını söyledi. Kartını cebinden çıkarttı ve son derece kibar bir üslup ile "Polis kimliğinizi görebilir miyim?" dedi. "Yanımda yok, araçta kaldı" cevabını aldığında, aklında oluşan soru işaretleri irileşmeye başlamıştı. "Tek başına kontrol olmuyor bildiğim kadarıyla" diyerek o da polisi aramaya kalktı. Durumu açıkladık. "Bu işler ne kadar çok vatandaşlara duyurulursa o kadar azalır" diyerek yanımızdan ayrıldı. Telsizi, tam 50 kişiyi çevirdikten sonra kapattım. Sadece yedi kişi polis kimliği göstermemi istedi. Diğer 43 kişi, sanki kelepçeleri takıp "Haydi! Emniyete gidiyoruz" desem itiraz etmeden benimle araca binmeye hazır gibi duruyordu. Peki bu kadar kolay mı? Evet, bir telsiz ve biraz oyunla maalesef öyle. Bize düşen, gerekli mesajı sizlere aktarmak Siz siz olun, sokakta yolunuzu kesen, kapınızı çalan her telsizliyi polis zannetmeyin! YENİ KİMLİKLER BU TÜR SUÇLARI ENGELLER Emniyet Genel Müdürlüğü, benzeri vakaların önüne geçebilmek için yeni kimlik kartı projesi üzerinde duruyor. 'Hayalet' ismi verilen kimliklerde, polislerin Emniyet Genel Müdürlüğü'ndeki fotoğrafları yer alacak. Polisin iki fotoğrafının kimlikte olacağı, iki fotoğraf arasında görünecek siyah-beyaz fotoğrafın ise sahte polisleri hemen ele vereceği konuşuluyor. Projenin, asla taklit edilemeyeceğinin altı çiziliyor. 2013 YILINDA 206 SAHTE POLİSE İŞLEM YAPILDIİstanbul polisi 2013 yılında, 'çıkar amaçlı suç örgütü kurmak' gerekçesiyle, İstanbul'da faaliyet yürüten 10 farklı sahte polis şebekesini çökertti. 206 kişiye 'polis süsü vermek' neticesinde hırsızlık, gasp, darp, silahlı yağma, alıkoyma, tehdit ve dolandırıcılık suçlarından ötürü işlem yaptı. Kendilerine polis süsü vererek farklı suçlara karışan şüpheli sayılarının, 2012 yılı başta olmak üzere geçmiş yıllara oranla yüzde 38 artış gösterdiği ifade edildi. İstanbul Emniyet Müdürlüğü yetkilileri en ufak şüphede, polisin aranması gerektiğini söylüyor. İSTANBUL' DA POLİS SÜSÜ, SADECE 126 LİRA...Güvenlik Şube Müdürlüğü, polis malzemeleri satışlarının yapıldığı noktaları, polis kimliği bulunmayan kişilere malzeme satışı yapılmaması adına sürekli olarak denetliyor. Fakat bu malzemelere ulaşmak hâlâ mümkün... Rozetli polis cüzdanı 18, polis yeleği 30, şapka 10, kelepçe ise sadece 8 TL. Sahte polislerin düzenledikleri baskınlarda önemli rolü olan telsiz fiyatları ise 60 ile 200 lira arasında değişiyor. 5 BİN LİRA VER, YASAL İŞLEM YAPMAYALIM Şişli'de Tekel bayii işleten Mesut A. da sahte polis mağduru. Mesut A. yaşadığı olayı şöyle anlatıyor "İşyerime gelen bir kişi, iki paket sigara istedi. Uzattığım paketleri incelemeye başladı. Sigaranın kaçak kendisinin de polis olduğunu söyledi. Cezai işlemleri yapmak için beni dışarıda bekleyen araca götürdü. Otomobilde, biri kadın olmak üzere iki kişi daha vardı. Polis kimliklerini gösterdiler ve tutanak hazırladılar. Cezai işlem yapacaklarını ve 5 bin TL para cezası keseceklerini söyleyerek benden rüşvet istediler. 2 bin TL ödeyebileceğimi söyledim, anlaştık." BU YÖNTEMLERE KANMAYIN PARAYA VE DEĞERLİ EŞYALARA EL KOYUYORLAR İstanbul'da sahte polis olarak faaliyet gösteren şebekelerin dışında, münferit olarak çalışan kişiler de mevcut... En az iki kişi dolaşıyorlar. Genellikle tek başlarına yürüyen insanları çeviriyorlar. Hedef kitleleri, 18 yaşından küçük öğrenciler ve kadınlar... Kimlik kontrolü ve üst araması yapıyor, vatandaşların cep telefonlarına ve üzerlerinde bulunan paralara el koyuyorlar. Bahaneleri ise hazır "Hırsızlık soruşturması yürütüyoruz. Eşkaliniz şüpheli ile uyumlu... Paralar ile cep telefonunuz incelenecek. 5-6 gün sonra İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'ne gelerek teslim alırsınız." İnsanlar, karakola veya emniyet müdürlüğüne gittiğinde, dolandırıldığını anlıyor, fakat iş işten geçmiş oluyor. Çevirmeler esnasında vatandaşların kimlik bilgilerini toplayan ve bilgileri dolandırıcılık şebekelerine para karşılığı satan siber dolandırıcılar da var. YABANCILAR DA RİSK ALTINDA Bu kişiler, turistler için de tehlike arz ediyor. İstanbul'da tek başına yaşayan yabancı uyruklu kişilerin adreslerini tespit ediyor, kadınların ziynet eşyalarına, "Parmak izi incelemesi yapacağız" diyerek el koyuyorlar. Bilgisayarları, LCD televizyonları, para ve cep telefonlarını da alıyorlar. Yetinmiyor, kısa bir süre sonra kurbanlarına yeniden ulaşıyor, "Polis kriminal laboratuvarında inceledik. Sizi gözaltına alacağız" diyerek şantaj yapıyor ve yüklü miktarda para talep ediyorlar. Sınır dışı edilmekten kurtarma vaatleri ile kaçak göçmenlerden para topluyorlar. İNSANLARI TELEFONDAN HİPNOTİZE EDİYORLARSaha dışında poliscilik oynayanlar da var. Onlar, sokaklara çıkmıyor, işlerini telefon hatları ucundan yürütüyorlar. Edindikleri telsizlerin seslerini açıp, telefonlara sarılıyorlar. Sahte kimliklerle toplu telefon hatları satın alıyor, aynı hattı iki ayrı olayda kullanmıyorlar. Numaraları rastgele tuşlayıp tek tek kurbanlarına ulaşıyorlar. "Emniyet Müdürlüğü'nden arıyoruz. Kimlik bilgilerinizin, takip ettiğimiz bir suç şebekesinin eline geçtiğini tespit ettik" diyorlar. Bazen de "Hesaplarınızdan otomatik ödeme talimatı ile terör örgütüne yüklü miktarda para aktarılmış. Düzeltebilmemiz için bize yardım edin. Hemen bankanızı arayın ve hesabınızdaki tüm paraları vereceğimiz hesap numarasına aktarın" yalanı ile insanları kandırıyorlar. İkna kabiliyetleri ve tecrübeleriyle karşılarındaki kişiyi 'hipnoz' edebilme özelliklerine sahip oldukları belirtiliyor. Siz siz olun, "Beni asla kandıramazlar!" demeyin. Çünkü özel yazılım ve programlar aracılığıyla kendilerini İstanbul Emniyet Müdürlüğü veya 155 Polis Hattı'ndan aramış gibi gösterebiliyorlar. BAR VE GECE KULÜPLERİNE NARKOTİK BASKINI! Sahte polisler; Aksaray, Beyoğlu, Laleli ve Zeytinburnu başta olmak üzere eğlence mekanlarına musallat oldu. Belirli aralıklarla gece kulüplerine baskın düzenleyerek, işletmecilerden para talep ediyorlar. İlk olarak, uyuşturucu madde satışı ve kullanımının yapılmadığı mekanlara kendi adamlarını sokuyorlar. Mekana giren sözde narkotik polisleri, söz konusu kişi veya kişileri üzerlerinde uyuşturucu madde ile yakalayarak gözaltına alıyorlar. Hem de bir elemanları, diğer elemanlarına satış gerçekleştirdiği esnada suçüstü yaparak... Geriye, sadece işletmeciyle konuşmak ve para karşılığı anlaşmak kalıyor. TAKİP BAHANESİ İLE OTOMOBİL ÇALIYORLAR! Şebeke, önce bir otomobil kiralıyor ve sahte plaka takıyorlar. Bir kişi, sahte plakalı otomobili uygun bir alana park ediyor ve hırsızlık şüphelisi olarak araca yaklaşıyor. Kapıyı açarak söz konusu kiralık otomobile biniyor. Kendisini çevredeki arabası bulunan insanlara polis olarak tanıtan ikinci şüpheli, hırsızı takip edeceğini söyleyerek o insanlardan otomobilini istiyor "Aracınızı iki saat sonra İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden alabilirsiniz" deniyor. Ve sahte polis ile hırsız sırra kadem basıyor. Aracı teslim almak için emniyet müdürlüğüne giden araç sahibi ise otomobilinin çalındığını anlıyor. YASADIŞI İŞ YAPAN KİŞİLER, LİSTENİN BAŞINDAİstanbul'da yakalanan sahte polis şebekelerinin öncelikli hedefinde, yasadışı işlere karışan kişiler de var. Mesela fuhuş yapılan veya kumar oynatılan mekanları tespit ediyor, kalabalık gruplar ile adreslere baskın yapıyor, yasal işlem yapmama vaadi ile fuhuş veya kumar şebekelerinden para talep ediyorlar. Kişilerin kredi kartlarına el koyuyor, şifreleri alıyor, hesaplarını boşaltıyorlar. Bazı şebekeler, gerçek polislerden danışmanlık hizmeti alıyor. Tıpkı, Ekim 2012'de İstanbul Emniyeti'nce çökertilen 19 kişilik sahte polis şebekesi gibi... Bu şebekeye yardım eden iki polis meslekten men edilmişti. TEPE LAMBASINI TAKARAK BASKIN YAPIYORLAR! İstanbul'un sokaklarında tehlike saçan sahte polisler, yaptıkları baskınlarda araçlarına tepe lambası yerleştiriyor. Polis, böyle bir şebekeyi 2013'ün başında takibe aldı. Şebekenin, "Yasadışı işlere karıştığınızı tespit ettik" diyerek 28 gün içerisinde beş farklı işyeri sahibinden 50 bin TL aldığı tespit edildi. Olay ise, Etiler'de araba galerisi olan Arda K.'nın 38 İstanbul Asayiş Şube Müdürlüğü'ne başvurması üzerine ortaya çıktı. Arda K., "Sahte evraklar hazırlayarak çalıntı araç sattığınızı belirledik" diyen sahte polislerin galeriye ait paralara el koyduklarını belirtti. Şebekeyi takibe alan gerçek polisler, kısa sürede failleri yakaladı. ABONE OL ARKADAŞINA GÖNDER Sahte polis sizi kandırmasın SON DAKİKA
eskiden beyaz reno olarak banko kosardışimdi cesit cesit sivil polislerin kullandigi arabalara denir. halk arasinda beyaz toros olduklarina dair yaygin bir inanis olmasina ragmen gercekte cok degisik marka ve modellerde olurlar. plakalari genellikle her gun degistirilir, hic bir plaka gercek degildir. az nufuslu bir ile ait 3 harfli plaka gorurseniz de boyle bir arac olduguna yorabilirsiniz. anlaşmazlık durumunda; sivillerle polisler arasında aracılık yapan kişilere denesi gelir. beyaz escort normalde plakalarda bulunması zorunlu olan mavi tr imgesi, sivil ekiplerin araclarinni plakalarında bulunmaz. yaninizdan gecerken..$$$, huoop gencler,gece gece dola$mayin,bakin biz de alkolluyuz,siz bu vatanin evladi degilmisiniz vb...sesler cikaran komik arac. trafik sıkıştığı anda sol camından bi mavi siren çıkıp arabanın üstüne yerleşir, bundan sonra zaten pek bir sivilliği kalmaz... bırakın zırhı birçoğunun kaskosu bile yoktur şubeye işi düşen esnafa yaptırtılır emniyet gecikmişse. genellikle toros olur ama son yıllarda şahin ve fordların sayısı da artmıştır. bir kısmının plakasının üzerinde mühür yoktur buradan anlaşılabilir polis arabası olduğu. ama hangi yiğitin götü yer de mühür kontrolü yapar bilemem. bagajda 7-8 plaka yedekte durur daima. ticari taksilerin sarı olmadığı dönemlerde taksi aparatları da bulunurdu asayişin yıllarda yakalanan kaçak lüks otolar çeşitli şubeler tarafından kullanılabilmekte. örneğin ankara sokaklarında gecenin kör vakti gezen bir mercedes clk asayişe hizmet ediyor olabilir. carpmak icin secilebilecek en kotu aractir kendisi. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
112 Ambulansları acil durumda hasta taşırken en öncelikli geçiş hakkına sahip araçlar. Birkaç gün önce havaalanı yolunda trafiğin çok yoğun olduğu bir saatte, sirenleri açık bir ambulansın öndeki araç kuyruğu bariyerine takılıp dakikalarca hareket edemez hale geldiğini görünce bu yazıyı yazmaya karar verdim. Meslek hayatımın önemli bir bölümünde acil kliniklerde görev yapmış bir hekim olarak, acil durumda olan bir hasta için bir dakikanın bile ne kadar önemli olduğunu çok iyi bilirim. Olayın ortasında ambulansın trafiğin içinde kilitlenip kalmasını izlerken bu kargaşayı oluşturan iki önemli olayı gözlemledim. Birincisi, trafikte sürücüler ambulans ya da itfaiye gibi acil geçiş üstünlüğü olan araçlarla karşılaştığında nasıl davranacağını bilmiyordu. İkinci önemli neden de emniyet şeridi çoğu resmi ya da ön çakarlı ışıkları yanıp sönen sivil araç kuyruğu ile işgal edilmişti. Bu konuda ciddi bir suistimal vardı. Ambulansların geçiş üstünlüğünde 'Fermuar Sistemi' Kısa bir süre önce 112 Ambulanslarının acil durumlarda trafiğin çok yoğun olduğu yollarda geçiş rotasında değişiklik yapıldı. Bu değişikliğe göre ambulans, 3 şeritli bir yolda trafiğe girdiğinde, sol ve sağ şeritteki araçlar sola ve sağa kayacak, orta şeritteki araçlar ise sağ yana ve sol tarafa yanaşacak, orta şerit açılacak ve tüm araçlar ambulansa yol verecek. İki şeritli yollarda ise emniyet şeridinin verdiği pay sayesinde araçlar yarım şerit sağ ve sola kayacak, ambulansa yine orta şeritten yol açılacak. Bu uygulamayı yıllar önce Avrupa'da trafikte görmüştüm. Ambulansın sirenini duyan sürücüler sağa ve sola geçip duruyor, böylece orta şeritten ambulans hızla geçiş yapıyordu. Kısaca 'Fermuar Sistemi' denilen bu uygulamanın bizde de başlaması sevindirici ancak bu uygulamayı sürücülerin çoğu henüz iyi bilinmiyor. Bir bölüm sürücü orta şeridi açmaya çalışıyor ama bir bölüm sürücü halen eskisi gibi ambulansın emniyet şeridinden geçiş yapacağını sanıyor. Sonuçta bir ambulansın trafikte kaldığı her dakika hastanın hayatı çok ciddi bir risk oluşturuyor. Bu konuda Emniyet Müdürlüğü'nün afişlerle, kamu spotuyla, halkı eğitici bir kampanya yapmasına acil ihtiyaç var. Hangi araçlar geçiş üstünlüğüne sahip? Yıllar önce Amerika’da araba kullanırken yan şeritten gelen polis arabasını görünce geçmesi için durup yol verdim. Polis arabası yanıma geldi ve neden durduğumu sordu. Polis arabalarının geçiş üstünlüğü olduğu için yol verdiğimi söyledim, güldü ve "Biz şu anda sadece normal devriye görevimizi yapıyoruz, özel bir geçiş üstünlüğümüz yok, yol sizin" dedi. Biraz da Türkiye’den aldığım kültürün şaşkınlığıyla polis aracının önünden geçip yoluma devam ettim. Türkiye’de bir vatandaş olarak trafikte geçiş üstünlüğüne sahip araçlar konusunun ciddi olarak suistimal edildiğini düşünüyorum. Karayolları Trafik Yönetmeliği'ne göre trafikte geçiş üstünlüğüne sahip araçlar ve bunların önceliğine göre sıralaması belli. tarihli ve 29329 sayılı Resmi Gazete'de geçiş üstünlüğüne sahip araçlarla ilgili yönetmenliğe göre şu araçların geçiş üstünlüğü var 1 Yaralı veya acil hastaların taşınması ve bunlara ilk ve acil yardımın yapılması için kullanılan ambulans ve özel amaçlı taşıtlarla, yaralı ve acil hasta taşıyan diğer araçlar, 2 Organ ve doku nakil araçları, 3 İtfaiye araçları ile benzeri acil müdahale araçları, 4 Sanık veya suçluları takip eden veya genel güvenlik ve asayiş için olay yerine giden zabıta araçları, 5 Trafik güvenliğini koruma veya trafik kazasına el koyma amacıyla olay veya kaza yerine giden trafik hizmetlerine ait araçlar, 6 Yolun yapım ve bakımından sorumlu kuruluşa ait kar ve buz mücadelesi araçları ile acil müdahale gerektiren çalışmalarda görevli araçlar, 7 Afet ve acil durum hâllerinde afet ve acil durum hizmetlerinde görevli bulunan araçlar, 8 Hizmetin devamı süresince koruma araçları ile korunan araçlar Ancak yönetmenlik, bu araçların sadece görev halindeyken geçiş üstünlüğü hakkına sahip olduğu, bu hakkın halkın can ve mal güvenliğini tehlikeye sokmamak, ışıklı ve sesli uyarı işaretlerini bir arada vermek şartı ile kullanılabileceği, bu araçların görev hali dışında geçiş üstünlüğü işaret ve hakkını kullanamayacakları hüküm altına alıyordu. Geçiş üstünlüğünü kim suistimal ediyor? İstanbul gibi trafiğin çok yoğun olduğu metropollerde geciş üstünlüğünü en çok iki grup araç sürücüleri suiistimal ediliyor. Birinci grupta, iş saatleri bitiminde yoğun trafikte evine bir an önce ulaşmak isteyen kamu araçları ki bunlar trafik tıkandığında torpidosundan mavi döner lambasını hemen çıkartıp, arabasının tavanına koyup ışığını açan, kornaya basıp öncelik isteyen, belediyesinden tarım müdürlüğüne kadar resmi plakalı çeşitli kamu arabaları var. Bunlar göreve giden değil görevi bitmiş ev yolundaki araçlar ki kamuda binlerce resmi plakalı araç olduğu düşünülürse durumun ciddiyeti daha iyi anlaşılır. Bu kamu araçlarının hakkı olmayan bir yetkiyi kullanmaları en hafif deyimle yaptıkları vatandaşlık haklarına saygısızlık. İkinci ciddi sorun da çakarlı arabalar. Geçiş üstünlüğünün çakarlı araçları Çakarlı araç deyimini bilmeyen okurlarımız için konuyu biraz açmak gerek. Çakarlı araç, arabasının ön, arka farına ve ön panelin iç kısmına hızlı yanıp sönen, çalıştığı zaman resmi polis aracının ışıklarını taklit eden bir sistemin kurulu olduğu araçlar. Bu çakar ışık sistemi, aslında kolluk güçlerine ait sivil araçların takılan acil kriminal olaylarda geçiş üstünlüğünden yararlanması için yapılmış bir uygulama. Ama artık bir görevl olmayan birçok uyanık vatandaşta çakarı taktırıp kullanıyor. Geçen haftalarda sabah hastaneye giderken Vatan Caddesi’nin girişinde trafik tıkanınca arkamda duran lüks aracın şöförü beklemekten sıkıldı, aracının gizli çakarlarını açıp, kornaya basıp sürekli yol istemeye başladı. Aynadan arkamdaki arabaya baktım, hiç de öyle acil görevi olan kolluk gücü mensubu imajı vermedi. Bir süreden beri de sakin sakin arka arkaya gittiğimiz gençten bir delikanlı. Delikanlı, zaten kilitlenmiş trafikte yol verilmeyince iyice sinirlenip kornaya daha şiddetli basmaya başladı derken tam o sırada arkadan bir motorsikletli mobil trafik ekibi çıktı, delikanlı hemen çakar ışıklarını kapattı ve hiçbir şey olmamış gibi etrafı seyretmeye başladı. Sorun bu kadar sınırlı olsa tamam diyeceğim ama biraz önce anlattığım olayda, akşam saatinde havaalanı yolu trafiğinde sağımdaki emniyet şeridinden on beşin üstünde, abartmıyorum belki yirmi çakarlı araç, trafikte sabırla bekleyen normal vatandaşlarla alay eder gibi emniyet şeridinden basıp gitti. Bu tablonun bunun ülkeye yakışan bir tablo olmadığını düşünüyorum. Bir vatandaş olarak Sayın Emniyet Müdürü'ne konu ile ilgili birkaç sorum var Trafikte geçiş üstünlüğü konusuyla ilgili merak ettiğim sorular 1 Resmi görevde olmayan resmi plakalı araçların bu ülkede özel bir geçiş üstünlüğü var mı? 2 Kamuda görevli resmi plakalı araçların içinde hangi kamuya ait araçlar mavi yanıp dönen tavan lambasını takma ve geçiş üstünlüğü hakkına sahip? 3 Bilindiği üzere herhangi bir oto elektrikçide isteyen herkes kolayca çakarlı ışık sistemi taktırabilir. Özellikle trafiğin çok yoğun olduğu saatlerde özellikle tıkalı yollarda birden bire onlarca çakarlı sivil aracın çıkmasını nasıl yorumluyorsunuz? 4 Trafikteki çakarlı sivil araçların hepsi gerçekten resmi sivil görevli araçlar mı yoksa bir takım insanlar bu işi suistimal mi ediliyor. 5 Acil hasta taşıyan ambulans ya da itfaiye gibi öncelikli geçiş üstünlüğü hakkı olan araçların geçişini tıkayarak insanların hayatlarını tehlikeye atan bu araçları nasıl engellemeyi düşünüyorsunuz? Emin olun ki, birçok vatandaş bu konuda yapacağınız denetlemeleri bu ülkede sıradan vatandaşların haklarının da savunulduğunu gördüğü için size teşekkür edecek.
İş ve Meslekler Sivil Polis Nasıl Olunur ? Emniyet teşkilatına ayak basan polis okulu mezunu polis memurlarının yada Polis Akademisi mezunu Komiser yardımcılarının en çok istedikleri iki şey; Birisi sivil olmak ikincisi de güzel bir yerde çalışmaktır. Türkiye’de özellikle üniforma alerjisi emniyet mensuplarının sivil çalışmak istemelerini de kamçılayabilmektedir. Tabi bir yerin taliplisinin çok olması orada bulunmayı da zorlaştırır. Sivil polislikte bu şekildedir. Terör, asayiş, kaçakçılık, istihbarat, olay yeri inceleme ve mali polis şubeleri genelde sivil olarak görev yapıldığı bilinen şubelerdir. Bu şubelerden bazıları gerçekten gece gündüz çalışmayı gerektirip, stresi bol olan yerler olduğu gibi bazıları da tabir-i caizse yatış yeri diye nitelendirilebiliyore tüm işlerde böyle. Türkiye gibi ülkeler de teröre harcanan emek ve mesai ile bilişim suçlarına harcanan emek ve mesai tabi ki bir olmayabilir. Peki nasıl sivil polis olunur? Sivil polis olmak demek, çoğunlukla yukarıda saydığımız şubelerden birinde çalışmak demektir. Dolayısıyla sivil polis olmak için ilk yapılacak şey polis olmaktır. Eğer bu aşamayı geçmiş iseniz sivil olarak çalışılabilmek için iki yol olduğunu söyleyebiliriz. Birinci yol amirlerinizin kafasında sizin o işi yapabileceğiniz fikrinin oturmasıdır. Bilindiği gibi emniyet teşkilatında birinci amir ve ikinci amir vardır. Eğer sizin bir üstünüzdeki amiriniz ikinci amir sizden memnunsa, sizin bu işi yapabileceğine inanıyorsa ve özellikle aranızda herhangi bir sıkıntı yoksa bu durumu birinci amire İl emniyet müdürü bildirebilir. Ancak şubelere genellikle meslek içi başvurularla alım yapılmaktadır. Bunun yanında, özellikle istihbarat biriminde çalışacak olanların seçimi, okullarda yılsonuna yakın zamanda yapılmaktadır. Seçimde iyi bir derece gösterenler istihbarat biriminde sivil olarak çalışabilmektedirler. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi her isteyen istediği yere verilmiyor. Eğer “nasıl sivil polis olurum” diyorsanız ve istihbarat şubeyi de isterseniz yabancı dilinize muhakkak bakacaklardır. Bilişim şubeyi isterseniz bilgisayar ve sair bilişim teknolojisini bilmeniz ve bunu ispatlamanız istenir. Terör ve asayiş isterseniz daha önceki meslek hayatınızda gece gündüz verimli çalışmış mı, riske girebiliyor mu diye bakarlar. Mesela üniversitelerde görev yapan polisler güvenlik şubesine bağlıdırlar. Bu polislerin özellikle gençlerle kolay diyalog kurabilen kişilerden olması beklenir. İkinci yol ise çok düşük ihtimal de olsa şanstır. Referans-torpil takıntılarına cevap olarak Bazı durumlar, bazı şube ve birimler vardır ki ne kadar torpilli olursanız olun birinci madde de belirttiğimiz özelliklerden kişide bulunmuyorsa pek şansının olmadığını belirtmek gerekir. Bunları da Okuyabilirsiniz Bekçi Nasıl Olunur ? Bekçi Nasıl Olunur ? Osmanlı’da “Ases” olarak adlandırılan bekçiler akşam ve gece vakti asayişte kolluk …
Kategori Eğitim ve Kariyer Mehmet tarafından yazılmıştır. Ayrıca kere polis olmak isteyen polis adaylarının tek hayali, hiç şüphesiz ki sivil polis olmaktır. Hem sivil dolaşarak hem de görevlerini yerine getirmek isteyen insanlarımız, elbette sıkı bir çalışmayla bu görevi üstlenebilirler. Peki sivil polis olmanın şartları nedir, nasıl olunur ve maaşları ne kadardır?Sivil Polis Nasıl Olunur?Sivil polis olabilmeniz için ilk önce, polis olmak için hak kazanmış olmalısınız. Daha sonra eğitim gördüğünüz dönemin sonuna yaklaştığınızda bir takım mülakatlara girmelisiniz. Mülakat sonuçlarınız olumlu geçerse, sivil polis olmaya hak kazanabilirsiniz. Bunun yanı sıra normal polis görevini kazanan insanlarımız da, amirlerinin güçlü referanslarıyla sivil polis olarak gerekli kurumlara Polisler Hangi Birimlerde Görev Yapıyor?Sivil polisler narkotik, organize, istihbarat, güvenlik ve terörle mücadele gibi birimlerde görev yapmaktadır. Buna nazaran sivil polisler, normal memuriyet çalışanları gibi saç sakal kesmez ve kıyafet konusunda üniformayla gezmezler. Memuriyet alanındaki kurallar, sivil polisler için geçerli değildir. Genellikle kalabalık ortamların içerisinde bulunan sivil polisler simit satıcısı, balon satıcısı veya ayakkabı boyacısı gibi kamufle olabilirler. Ayrıca şüphelendikleri şahıslara kimlik sorma yetkileri Polisler Ne Kadar Maaş Alıyor?Sivil polislerin maaşları, eski tarihlerde görev yaptıkları zamanın ve bölgenin yoğunluğuna göre değişiyordu. Fakat bu durum, 2018 yılında değişerek maaşlarda sabitlemeye gidildi. 2018 yılı verilerine göre en düşük sivil polis ücreti TL’dir. Ayrıca sivil polislerin her sene ücretleri istikrarlı bir şekilde terör oluşumlarının yoğun olduğu bölgelerde çalışan sivil polislerin maaşları, diğer bölgelerdeki polislere göre daha fazladır.
sivil polis arabası nasıl anlaşılır