🤿 Türkiye Deki En Büyük Çimento Fabrikaları

yTyR9NE. Haberler > Gözünü Türkiye'ye Diken Brezilyalı Şirket Fabrikaları Tek Tek Topluyor - 1211 Latin Amerika’nın en büyük şirketlerinden biri ve dünyanın 7 büyük çimento şirketi arasında olan Brezilyalı Votorantim SA, Türkiye'den birçok fabrika anlaşma tamamlanırsa Türkiye'de tesis sayısı 22'ye çıkacak. Bir çok alanda yatırımı olan Votorantim'i 3. kuşak yönetiyor Latin Amerika’nın en büyük şirketlerinden biri Brezilyalı Votorantim SA. Yaklaşık 40 bin kişiye istihdam sağlayan şirketin; gıdadan enerjiye, içecekten metale, madencilikten finansa birçok alanda yatırımı dönem Tarım Bakanlığı ve 1932 Devrimi’nin de önemli isimlerinden biri olan mühendis Jose Ermirio de Moraes tarafından 1919’da kurulan grubu şu anda 3’üncü kuşak aile üyeleri yönetiyor. Dünyanın en büyük 7 çimento şirketinden biri, Türkiye'ye 2010 yılında girdi Dünya'dan Kerim Ülker'in yazısına göre 8 milyar dolardan fazla cirosu bulunan şirketin ana işi ise çimento. Dünyanın en büyük 7 çimento şirketinden biri olan ve 2010 yılında Lafarge’dan Portekizli Cimpor’un yüzde 21’ini alarak adını duyuran Votorantim, Türkiye’ye de bu satış sürecinde Nevşehir, Samsun, Yozgat ve Çorum’da entegre çimento, öğütme ve paketleme tesisi bulunan şirket, 140 milyon Euro’luk bütçeyle tamamladığı en büyük yatırımını ise 2017’de tamamladı. Türkiye'de tesis sayısını 18'e çıkardı, durmadı Sivas–Ankara Hızlı Tren Hattı, Samsun Çarşamba Havalimanı, Çorum Obruk Barajı, Kayseri Adalet Sarayı gibi Türkiye'nin farklı bölgelerindeki projelerde çimento tedarikçisi olarak yer alan şirketin Amerika kıtası dışındaki en büyük yatırımı olan bu tesis ile Votorantim’in Türkiye’deki kapasitesi yüzde 40 arttı ve milyon tona sayısını 18’e çıkaran Brezilyalı şirket bununla da kalmadı, geçen yılın ilk ayında Türk beton sanayisinin tanınan firmalarından Polat Hazır Beton'a ait Ankara'daki Sincan, Kayaş ve Gölbaşı hazır beton tesislerini kiraladı. Anlaşma sağlanırsa Votorantim, Türkiye’de işlettiği tesis sayısını 22’ye çıkaracak. Brezilyalı şirket, 2021 yılını ise geçtiğimiz hafta bir girişim ile kapattı. Votorantim, Hataylı Tiftik Ailesi’nin yönettiği Tiftik Group’a ait en önemli beton tesisini kiralamak için görüşmelere kiralayacağı tesis ise Ankara’daki Çayyolu tesisi. Anlaşma sağlanırsa Votorantim, Türkiye’de işlettiği tesis sayısını 22’ye görüştüğü Tiftik Group, Tiftik Ailesi tarafından 1980 yılında kuruldu. Kuru yük nakliyesiyle işe başlayan şirket, 1997 yılında Ankara’da önce hazır beton taşımacılığı, ardından da üretime adım 2, İskenderun’da 1, Adana’da 5, Osmaniye’de de 2 beton tesisi bulunan şirket, ayrıca Tiftik, Alçısan ve Altınova Madencilik şirketlerinin de sahibi. Karaosmanoğlu, Hereke’de bulunan Nuh Çimento Fabrikası’nı ziyaret etti sitemize 16 Mayıs 2013 tarihinde eklenmiş ve kişi tarafından ziyaret Hereke’de bulunan Nuh Çimento Fabrikası’nı ziyaret etti Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, Hereke’de bulunan Nuh Çimento Fabrikası’nı ziyaret etti. Fabrika yönetimi tarafından misafir edilen Başkan Karaosmanoğlu, Nuh Çimento işçisiyle aynı sofrayı paylaştı ve personelle sohbet etti. NUH ÇİMENTO FABRİKASI Kocaeli genelindeki fabrika ve iş yerlerini ziyaret ederek idareciler ve burada çalışan personelle bir araya gelen Başkan Karaosmanoğlu, Körfez Hereke’de faaliyet gösteren Nuh Çimento Fabrikası’nı ziyaret etti. Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Tevfik Bilgin, CEO Kamil Gökhan Bozkurt, genel müdür Mehmet Hayrettin Şener tarafından karşılanan Başkan Karaosmanoğlu’na Başkan Danışmanı Gültekin Görüm ile Körfez Belediyesi Başkan Yardımcısı Mehmet Şendoğan eşlik etti. ÇEVRE POLİTİKASINI ANLATTILAR Başkan Karaosmanoğlu’na Nuh Çimento’yu ziyaretinde ilk olarak fabrikaya yönelik bilgi verildi. Nuh Çimento’nun çevre politikası hakkında Başkan Karaosmanoğlu’na bilgi aktaran idareciler, çevreye duyarlı teknolojilerle faaliyetlerini sürdürdüklerini dile getirdi. Türkiye ve Avrupa’nın aynı çatı altında üretim yapan en büyük fabrikası olan Nuh Çimento’nun üst düzey yöneticileri, inşaatlarda ve yol yapımında kullanılan beton alaşımlarla ilgili de değerlendirmelerde bulundu. Başkan Karaosmanoğlu da, özellikle eğitim ve sağlık alanlarında çok sayıda okul ve sağlık kuruluşu yaptıran Nuh Çimento yönetimini tebrik etti ve bu yöndeki çalışmaların devamını arzu ettiklerini söyledi. İŞÇİLERLE YEMEK YEDİ Başkan Karaosmanoğlu ile Nuh Çimento yöneticileri, daha sonra fabrika alanındaki kısa bir incelemenin ardından personel yemekhanesine geçti. Nuh Çimento yöneticileriyle birlikte burada sıraya giren Başkan Karaosmanoğlu, fabrika çalışanlarıyla aynı masayı paylaştı. Nuh Çimento işçileriyle yemekhanede sohbet eden Başkan Karaosmanoğlu, onların hizmetlerle ilgili görüş ve önerilerini de aldı. Nuh Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Bilgin, ziyaretin anısına Başkan Karaosmanoğlu’na Hereke halısı hediye etti Türkiye'nin en çevreci ve bölgenin cumhuriyet tarihinden bu tarafa özel sektör tarafından yapılan en büyük yatırımı Elazığ'ın Baskil ilçesi Pınarlı köyüne yapılıyor. SYCS Grup tarafından inşaatının yüzde 90'ını tamamlanan çimento fabrikasının yıl sonunda faaliyete geçmesi bekleniyor. İnşaatında yurt içinden ve dışından 30 mühendisin, toplamda 610 kişinin çalıştığı fabrika,yerelde 2 bin, bölgede ise 10 bin kişinin ekmek kapısı olması 2014 yılının şubat ayında başladıklarını aktaran SYCS Çimento Anonim Şirketi Genel Koordinatör Yardımcısı Mehmet Ali Baysal, "Yerel kalkınmanın sağlanması, bölgeler arası gelişmişlik farkının ortadan kaldırılması ve toplumsal barışın oluşmasında, o bölgede iş imkanlarının ve istihdamın artırılmasının önemi büyüktür. Bu anlamda, yapılan bu çimento fabrikamız, bölgede cumhuriyet tarihi boyunca özel sektör tarafından yapılan en büyük ve en çevreci yatırımdır" 10 BİN KİŞİNİN EKMEK KAPISI OLACAKElazığ, Bingöl, Tunceli ve Malatya başta olmak üzere bölgeye hitap edebileceklerini belirten Baysal, "Fabrikamız, bölgesel kalkınmanın sağlanmasına, bölgeye yeni yatırımların gelmesine ve işsizliğin azaltılmasına önemli katkılar sağlayacaktır. Yatırımımız cumhuriyet tarihi boyunca özel sektör tarafından bölgede yapılan en büyük ve en çevreci yatırım olarak tarihe geçecektir. Günlük 7 bin 500 ton çimento üretecek olan fabrikada, 500 kişiye istihdam sağlanacak. Her aileyi 4 kişi olarak düşünürsek yaklaşık 2 bin kişiye direkt ekmek kapısı olacaktır. Tedarikçilerle birlikte düşünüldüğünde ise bu sayı 10 bine yaklaşacak. Bu nedenle, yatırımımız bölgede ve Elazığ'da işsizliğin azaltılmasına önemli katkılar sağlayacağını düşünüyoruz" diye inşaatında şuanda 610 kişinin çalıştığını kaydeden Baysal, "İlerleyen zamanlarda inşaatta çalışan sayısı binin üzerine çıkacak. İnşaatta çalışanlar, bu yörenin insanlarıdır. Şimdiden çok sayıda kişiye iş olanağı oluşturuldu. İnşaatın yapıldığı alan tamamen yüksek kotlarda olan, tepe şeklinde, taşlık bir alandı. Burada yaklaşık 1,5 milyon kilometre küp hafriyat yapıldı. Fabrikanın betonarme işleri yüzde 90, mekanik işler ise yüzde 45 civarında tamamlandı. Bu yılın Aralık ayında fabrikanın bitirilerek üretime geçmeyi hedefliyoruz. Toplam üreteceğimiz çimento miktarını günlük 7 bin 500 ton, yani yıllık 2 milyon ton olacaktır. Amacımız, Türkiye'nin en çevreci fabrikası olmak ve en kaliteli çimentosunu üretmektir" şeklinde GİRİŞİMCİNİN, MEMLEKET SEVGİSİ YATIRIMI GETİRDİGrup şirketleri olarak, yıllardır başka bölgelerde yaptıkları işlerden kazandıklarının Elazığ ve bölgeye yatırdıklarının altını çizen Baysal, şöyle devam etti"SYCS Çimento projesinin sahibi ve Elazığ İş Kadınları Derneği Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık bölgede, yerel kalkınmanın sağlanması, istihdamın artırılması, kadının iş dünyasında daha fazla sayıda ve daha etkin bir şekilde yer alabilmesi için bir sosyal sorumluluk projesi gerçekleştirmekte ve STK'larda etkin olarak yer almaktadır. Aslında bu çimento fabrikası başka bölgede de yapılabilirdi. Ancak Yasemin hoca, Elazığ sevgisini yüreğinde hisseden, her zaman Elazığ'ın ve bölgenin kalkınması ve gelişmesi için gayret eden, doğup büyüdüğü bu topraklara vefa borcu duyan, kısacası Elazığ'a ve bölgeye sevdalı bir iş kadınıdır. Bu nedenle bu yatırımın Elazığ'a yapılmasını çok arzu etti, yapılabilmesi için yoğun emek ve zaman harcadı. Yatırımı şehrimizin ve bölgemizin kalkınması için gerekli bir sosyal sorumluluk projesi gibi gördü."TÜRKİYE'NİN EN ÇEVRECİ FABRİKASIYatırımın bölgenin kalkınma çabalarına ve ekonomik gelişimine önemli bir ivme kazandıracağını dile getiren Baysal, "Yatırım devam ederken, dahi insanlar bu yatırıma ilişkin heyecanlarını, mutluluklarını ve duydukları sevinci ifade ediyorlar. Dolayısıyla, bu yatırım yeni yatırımların yapılması noktasında bir heyecan oluşturacağı gibi, adeta bir teşvik unsuru olarak yeni yatırımların gelmesinin de önünü açacaktır. Bu fabrika Türkiye'nin en çevreci çimento fabrikası olacaktır. Çevreye zarar vermeyen en son teknoloji kullanıldı. Dolayısıyla bu yönüyle de ülkemizde önemli bir yatırımdır. Şu anda yatırım maliyetlerini arttırıyor olmasına rağmen, hiçbir masraftan kaçınılmadan alınması gereken tüm tedbirler almak suretiyle Türkiye'nin en çevreci fabrikasını yapıyoruz. Bunda çok iddialıyız, Türkiye'nin en kaliteli çimentosunu üreten, en çevreci fabrikası olacağız. Kurmakta olduğumuz Çimento fabrikası Doğu ve Güney Doğu Anadolu da en büyük kapasiteye sahip fabrikadır. Elazığ, bölgenin merkezinde bulunan bir şehirdir. Bingöl'e, Tunceli'ye, Diyarbakır'a, Malatya'ya çok yakın mesafededir. Burada yaşanacak bir üretim veya ticari hareket komşu illere de yansıyacaktır. Oralarda da ciddi transfer ve hareketlilik sağlayacağız" dedi. Votorantim, Türkiye’de 100 milyon euro’luk yatırım yapacak! 24-02-2014 094532 Pazardaki faaliyetlerini büyütmek, yüzde 5’lik pazar payını artırmak isteyen Brezilyalı çimento devi Votorantim, Türkiye’de 100 milyon euroluk yatırım yapacak. Şirket, Türkiye' nin pazardaki dinamizmine güveniyor... Kapasite arttırım çalışmalarının yapıldığı Limak Trakya Çimento Fabrikası Genel Müdürü Volkan Duran ve Müdür Yardımcısı Aytekin Sürül ile fabrika hakkında oldukça detaylı bir röportaj gerçekleştirdik. Pınarhisar tesisinin çimento sanayisi içerisinde, gelecekteki konumunu tam manası ile görebilmek adına okunması gereken bir röportaj…Bizlere Pınarhisar tesisi ile ilgili genel bilgiler verebilir misiniz?Pınarhisar fabrikası, Limak Grubu tarafından 2011 yılında Set Grubu’ndan satın alınmıştır. Fabrikanın teknolojik olarak eski olması, yüksek maliyetle üretim yapması gibi nedenlerden dolayı, 2011 yılından bu yana yatırımlara hızlı bir şekilde devam edilmektedir. Yatırımlar öncesinde fabrikamızın ton/gün klinker üretim kapasitesi döner fırında modifikasyon yapılarak, klinker üretim kapasitesi 1800 ton/gün’den 2500 ton/gün’e çıkarılmıştır. Ayrıca ton/gün klinker kapasiteli yeni bir hat yapılarak devreye alınmıştır. Limak ile birlikte, kurulu klinker üretim kapasitesi ton/ gün hedeflenmiş olmasına rağmen bugün, ortalama ton/gün üretim yapabiliyoruz. Bunun yanında ton kapasiteli yeni bir çimento silosu olarak klinker üretim kapasitesinin artması, çimentoya da yansıyor. Ayrıca 180 t/h kapasiteli dik çimento değirmeni kuruldu. Mevcut açık sistem FLS değirmeninde, Sintek firmasının yaptığı modifikasyon ile kapalı sisteme dönüştürülüp, kalite ve üretim kapasitesi artırılmıştır. Yapılan çalışma kapasite artışının ilk aşamasıydı ve sistem yaklaşık bir ay önce devreye alındı. İkinci aşamada ise yine Sintek’in desteği ile başlanılan V-Seperatör Roller Press yatırımımız da hala devam etmektedir. Bunu da yılsonuna kadar tamamlamayı hedefliyoruz. Bütün bu yatırımlardan sonra çimento öğütme kapasitemiz yaklaşık olarak yıllık 2 milyon ton sağlığı ve güvenliği ile ilgili çalışmalarınız nelerdir?Limak Grup şirketlerinin tümünde olduğu gibi, şirke- timizde OHSAS 180012007 belgesine sahiptir. Şirketimizin vizyonuna uygun şekilde tüm kadrolu, alt işveren ve taşeron personelimizin emniyetli ve güvenli çalışabileceği ortamlar hazırlıyoruz, sürekli kontrol ve iyileştirmeler yaparak, iş güvenliği bilincini güncel ve zinde iki personelimiz sadece bu kapsamda görev ifa etmekte olup, bununla birlikte ayrıca İSG saha sorumlularımızda bu alanda destek vermektedir. Sadece fabrikamızda değil Limak Grubu’nun tüm çimento fabrikalarında yıl boyu devam eden İSG eğitimlerini yasal gereklilikle birlikte gönüllü olarak gerçekleştiriyoruz. İSG anlamında yapılan işlere maliyet gözüyle eğitimleriniz var mı?Eğitim tiplerini yurt içi, yurt dışı ve hizmet içi eğitim olarak ayırıyoruz. Kendi personelimize verdirdiğimiz hizmet içi eğitimler yıl boyunca aralıksız olarak sürdürülmektedir. Kapsam içi, kapsam dışı ya da alt işveren ayırımı yapmaksızın iş sağlığı ve güvenliği alanında sürekli eğitim veriyoruz. Bu konuda ÇEİS’in organizasyonunda gerçekleştirilen teatral faaliyetlerin de son derece önemli bir etkiye sahip olduğunun altını çizmek kurul toplantılarımız aylık olarak yapılıyor. Şu an yatırım sürecinde olduğumuz için alt işveren sayımız yoğun. Bunun için saha denetimlerimizi daha da artırdık. Özellikle son dönemlerde sektörde yaşanan iş kazaları camia olarak bizleri de derinden üzdü. Bu nedenle maksimum hassasiyeti göstermeye enerji kaynakları hususunda ne gibi çalışmalarınız var?Şu an için alternatif enerji kullanmıyoruz ancak, atık yakma lisansımız var. Yatırımlarımız bitmek üzere olduğu için hem çevreye faydalı olmak, hem de yakıt maliyetlerini azaltmak adına yeni arayışlara başladık. Bertarafı risk taşıyan alternatif yakıtlara sıcak bakmıyoruz. Belli firmalarla görüşmeler yapıyoruz. Önümüzdeki dönemde alternatif yakıt yakmayı planlıyoruz. Marmara bölgesinde olmamız nedeniyle, bölgede farklı alternatifler var ve bunları değerlendireceğiz. Nihayetinde uygun ve optimum olanına karar verip uygulamaya olarak hızlı karar alıp, proje üreten ve yatırıma dönüştürerek, devreye alan bir çimento ve çevre ilişkisi hususunda neler söylenebilir?Eski çimento fabrikalarında teknolojik yetersizliklerden dolayı çeşitli sorunlar gündeme geliyordu. Ama bunlar aşıldı artık. Sektörde bu yönde ciddi bir farkındalık ve bilinç seviyesi yakalandı. Çevresel faaliyet ve gerekliliklere ilişkin düzenlemeler konusunda sektör oyuncularının çoğu artık gönüllü olarak destek bu konuda çimento sektörünün eski dönemlerden kalma kötü bir imajı ve yanlış kanı var. Oysa gelinen nokta hem sektör hem de ülkemiz açısından sevindirici. Eskiden verimsiz elektro filtreler vardı. Toz tutma sistemleri çok efektif kullanılamıyordu. Dolayısıyla kamuoyuna da bu kötü haliyle yansıdı. Yeni teknoloji ile birlikte çevre zararları minimize teknoloji çok farklı, artık torbalı filtre sistemleri ile toz emisyonunu eskiye oranla 10-15 kat daha aza indirebiliyoruz. Elektro filtrede en ufak bir dalgalanmada direkt enerji kesiliyor ve devre dışı kalıyordu, beraberinde proses gereği toz emisyonları yükseliyordu. Mecburdunuz, elinizdeki teknolojinin verdiği imkanlar böyle Limak Şirketler grubu olarak yapılan teknolojik yatırımlarla, hem birim enerji maliyetlerinin düşük olması ile hem de çevreye çok daha az zarar veren sistemler seçildiği için çevre dostu olduğumuzu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim. Zaten yeni çevre mevzuatları gereği de Türkiye’deki bütün çimento fabrikaları bu şekilde olmak zorunda. Döner fırın bacalarında on-line ölçüm-izleme sistemleri Bakanlığı 7 gün 24 saat bacalarımızı takip ediyor. Bu nedenle çimento sektörünün artık çevreye duyarlı ve çevre dostu olduğu rahatlıkla tarafı ağaçlandırdığınızı görüyoruz…Devlet geleneğinden, Çitosan’dan gelen bir kültür bu aslında. Özellikle askeriye, eski çimento fabrikaları ve benzeri eski devlet teşekküllerinin getirdiği bir alışkanlıktır. Fabrikamızın temeli 1955’te atılmış1958-59 yıllarında da devreye girmiştir. Eski ağaçlar o zamandan kalma fakat yenilerini de dikiyoruz. Bütün çimento fabrikalarına bakın hepsinde ağaçlandırma kültürü vardır. Limak Çimento Grubu olarak da tüm işyerlerimizde çevreye, yeşil alanlara ve ağaçlandırma faaliyetlerine özel bir önem veriyor ve gayretle bunu sürdürülebilir kılmaya çalışıyoruz. Limak’la birlikte bütün grup fabrikalarımızda yüzbinlerin üzerinde ağaç dikildiğini gururla süreciniz yaklaşık olarak ne zaman bitecek?Bir yıla kadar planlanan projelerin hepsi bitecek. Projelerimizin hayata geçirilmesine bakarsak şuan %80 oranında yatırımlarımız tamamlandı ve Dünya’nın iktisadi durumunu da dikkate alarak genel olarak çimento sektörünü nasıl değerlendirebiliriz?Piyasalar açık ve inşaat sektörü canlı hala. Seçim öncesi ve seçim sonrasına baktığınız zaman bir fark ilerleyen dönem için belirsizlik ortamı tabi ki bizleri de tedirgin ediyor ve haliyle yeni siyasi konjonktürü ve yurtdışına baktığınız zaman Yunanistan ve Avrupa’nın durumu da belli. Yani olumsuzluk olabilir ilerleyen dönemlerde, bugün için konuşmuyorum. Kapasite artışımızı etkin kullanabilmek için zamanla ihracata yöneleceğiz ister istemez. Deniz aşırı ihracatla ilgili çalışmalarımız da devam artırımından sonra akla ilk gelen şey ihracatın nerelere olacağıdır? Biraz bahsedebilir misiniz?Şu an için Bulgaristan ve Makedonya’ya ihracat yapıyoruz. Bu ülkelere ihracat kapasitemizi arttırmayı hedefliyoruz. Ayrıca deniz aşırı diğer ülkeleri de planlamaktayız. Bunlar için gerekli çalışmalar tarafımızca yüzde kaçını ihraç ediyorsunuz?Şimdilik %5-6 mertebesindeyiz. İhracata yönelik yapılan çalışmalar ile ileride daha da sektörde fiyatı belirleyen faktörler nelerdir?Hitap ettiğimiz pazarın batıda olması itibariyle ve bölgede de çok fazla oyuncu olması sebebiyle oldukça sıkı bir rekabet içerisindeyiz. Bu sebeple ihracata yönlenilmesi ekipmanlarınız hakkında konuşalım biraz da? Yenileme işleminde neler yapıldı? Biz yeni fırınımızı KHD teknolojisi ile kurduk, eski fırınımızın modifikasyonunu da yine KHD yaptı. Yeni fırın soğutması KHD Pyrofloor olarak tercih edildi. Eski fırının soğutması FLS Crossbar modelidir. Torbalı Filtre ve soğutma kulelerinde ile Kömür, Farin ve Çimento dik değirmenlerinde Gebr. Pfeiffer ile çalıştık. Ekipmanların bir kısmı yurtdışından gelen malzemelerden oluşuyor, ancak yerli imalatlarda da kaliteli firmalar ile tüm yatırımlarda kalitesini kanıtlamış firmaları tercih etti. Özellikle buna dikkat ediyoruz. Tabi bunun haricinde proje yönetimi ve montajının Sintek tarafından yapılacağı dik farin değirmeni yatırımında değirmeni Sinoma’dan temin ediyoruz. Az evvel bahsettiğim yine proje yönetimi, tasarım ve montajının Sintek tarafından yapılacağı çimento değir- meni roller press yatırımında da roller press temini Sinoma’dan kalite nasıl ölçülüyor?Şöyle söyleyeyim, çimento piyasasında en önemli kriter kalitedir. Satış oranları, karlılık ve müşterinin güvenini kazanmanın başka yolu yoktur. Bunun içindir ki, bütün fabrikalar kalite odaklı çalışıyor. Bizim ürettiğimiz çimento tipleri CEM II-B 32,5 R torbalı, CEM I 42,5 R dökme ve torbalı, CEM I 52,5 N dökmedir. Çimentonun, içindeki katkı miktarına göre sınıfı belirleniyor. 42,5 denen şey mukavemeti temsil ediyor, bu 28. günün mukavemettir. 32,5’da aynı şekilde 28. günlük bir mukavemeti temsil II-B dediğiniz zaman çimentonun içerisindeki katkı miktarının yüksek olduğunu ifade eder. Hemen hemen bütün çimento tipleri TS EN 197-1 standardına göre çalışmalarını nasıl buluyorsunuz? Sektöre katkıları nelerdir sizce?TÇMB çok eski bir kuruluş. Özellikle eğitim anlamındaki katkılarını çok beğeniyorum. Çok iyi bir oryantasyon eğitimi yapıyorlar yeni mühendisler için. Ben de 2001 senesinde almıştım. Çok faydasını gördüğümü söyleyebilirim. Eğitim, kalite, ar-ge, çevre ve sürdürülebilirlik alanlarında sürekli katma değer sağlayarak, bu alanlarda uluslararası arenadaki etkinliklerde ülkemizi ve sektörümüzü temsil ediyor, sürekli kontak istediğiniz bir şeyler var mı?Öncelikle mensubu olmaktan ve birlikte çalışmak- tan mutluluk duyduğum ciddi bir sektör birikimine sahip seçkin bir yönetim kadromuz var. Bu organizasyon yapısı içerindeki fabrikamda ise eğitim, tecrübe, yetkinlik ve dinamik yapısıyla adeta saat gibi çalışan genç ve dinamik bir ekibimiz var. Limak olarak hızlı karar alıp, proje üreten ve yatırıma dönüştürerek, devreye alan bir anlamda gücümüzü yetişmiş insan kaynağından alıyoruz. Sektörde Türkiye’de bir numara olmaya adayız ve bu yönde sürekli faaliyet içerisindeyiz. Bütün fabrikalarımızda bu genç ve dinamik yapı neredeyse benzer. Sürekli yatırım yapıyoruz, daha çalışılabilir, güvenli iş ortamları oluşturuyoruz. Milli gelir ve istihdama her geçen gün daha fazla katkı sağlıyoruz, birlikte öğreniyor ve kalifiye eleman aslında çok çok fazla fabrika oldu. Endüstriyel tesislerin yoğun olduğu bir bölgede faaliyet gösterdiğimiz için ve bununla birlikte çimento, bir ağır sanayi kolu olduğundan mavi yakalı personelin sektörü tercih edilirliği nispeten düşük. Öte yandan sektör tecrübeli, yetişmiş işgücü bulmak daha da zor. Gelecek dönemlerde bu sıkıntının artarak devam edeceğini düşünüyoruz. Dolayısıyla sektörde bir eleman krizi ne yapıyoruz genç mühendis arkadaşları alıyoruz, değer veriyoruz, eğitimlere gönderiyoruz ve yetiştiriyoruz. Limak olarak eleman yetiştirmek konusunda özel bir ihtimam gösteriyoruz, özellikle CEO’muzun bu konudaki beklenti ve tavsiyelerini sürekli göz önünde bulunduruyoruz. Bize ayırdığınız zaman için teşekkür ederiz…

türkiye deki en büyük çimento fabrikaları