🐸 Ingilizce Düzensiz Fiiller Ile Ilgili Cümleler 65 Tane
Öznel ve Nesnel Yargılı Cümleler. Cümle Çeşitleri Konu Anlatımı - DilB. GTA 4 Download 🚘 Free Grand Theft Auto IV PC Game: Play on. Ingilizce if cümleleri | if cümlesi - if cümlesi örnekleri. GTA San Andreas PC Game Download Free Full Version. Before cümleleri | ingilizce before cümleleri | before ile ilgili cümleler.
Pemberenk fiillerin 1. halini, Mavi renk düzenli fiilleri, Kahverengi renk ise düzensiz fiilleri gösteriyor. Gördüğünüz gibi düzenli ve düzensiz fiillerin çekimi tabloda gösterildiği gibidir.Bir sonraki yayında inşallah ayrıntılı bir şekilde düzensiz fiiller tablosunu da yayınlayacağım.
soru kelimesi+yardımcı fiil+ yüklem+özne+nesne ile kurulur. * kim sorusu, özne içermediğinden bu cümleler soru kelimesi+yüklem+nesne ile kurulur. Simple past tense, ingilizce geçmiş zaman ile ilgili cümleler: Where did you sleep last night? Dün gece nerede uyudun? I slept on the couch. Kanepede uyudum. When did you cook the bread?
Cümlelerkurulurken hem düzenli hem düzensiz fiiller kullanılmıştır. Simple Past Tense ile olumlu cümle kurarken fiillerin 2. hali kullanılır. İngilizcede fiiller düzenli fiiller ve düzensiz fiiller olmak üzere ikiye ayrılır.
Fiillerüzerinde nasıl değişiklikler yapacağımız ise fiillerin düzenli veya düzensiz olması ile ilgilidir. Düzenli fiiller sonuna "-ed" takısı getirilerek geçmiş zamanda çekimlenirler. Düzensiz fiiller ise -adından da anlaşılacağı üzere- herhangi bir kurala tabi olmayan fiillerdir.
prefer ile ilgili cümleler (Tercih Etme) I’d prefer to die rather than see you crying. I prefer going for a walk to seeing the movie. I prefer rice to pasta. I prefer reading to writing. I’d prefer not to get a taxi. I prefer coffee to tea. I’d prefer to walk rather than get a taxi. I‘d prefer to sit in the garden rather than watch TV.
Şimdiki Zamanın Hikayesi - (Preterito İmperfecto) İngilizce gramerinde Past Continuous Tense olarak geçen bu zamanda geçmiş zamanda devam eden eylemleri anlatırız. Türkçe: Konuşuyordum. İngilizce : I was speaking. Bu zamanı ifade etmek için fiillerin mastar ekleri (AR - ER - İR) atıldıktan sonra yerlerine koymamız gereken
Was Were – Could – Was Born – Düzenli Düzensiz Fiiller – Zaman İfadeleri A Haftalık Ayrıntılı Ders İçeriği Giriú HAFT KONULAR Teorik Dersler Uygulama 1 Ünite 1 Yardımcı fiil to be - am is are Okuma ve yazma Kendine tanıtma Bolukları am,is, are ile doldurma 2 Ünite 1 İyelik Sıfatları - benim senin onun Sayılar
Ihave to wear uniform at school. (Okulda üniforma giymek zorundayım) (Okulun kuralı) Should: gerekir. Her ikisi de “tavsiye öneri” anlamında kullanılır. "Ought to" ile arasında çok az bir nüans farkı vardır, aynı anlamda kullanılabilirler. You should see a doctor. (Bir doktora gitmelisin) (Gitmeni tavsiye ediyorum.)
Sein Örnek Cümleler Haben Yardımcı Fiili. Haben yardımcı fiili de tıpka sein fiili gibi düzensiz ve ismin -i halinde (Akkusativ) kullanılan bir fiildir. İngilizcedeki karşılığı olan “have” fiili ile benzer bir kullanım mantığını sahiptir. Türkçeye sahip olmak olarak değil de daha çok “var” olarak çevrilir.
İngilizce düzensiz fiil listesi. İngilizce’de düzensiz fiiller listesine (irregular Verbs) bu dersimizde yer vereceğiz değerli İngilizce öğrenen arkadaşlar. No. Base Form (V1) Past Simple (V2) Past/Passive Participle (V3) In Turkish. 1.
İngilizceGeniş Zaman Alıştırmalar Simple Present Tense Alıştırmalar 1 and 2 Simple Present Tense Alıştırmalar 3 Simple Present Tens 5000 Kelime - İngilizce Türkçe Kelime Listesi Dosya xls (Excel) formatında olup İngilizce düzensiz fiiller, sıfatlar, comparative - superlative kullanımları, İngilizce kelimelerin Türk
1dRZ. İngilizce Düzensiz Sıfatlar AdjectiveSıfat ComparativeDüzensiz Karşılaştırma Sıfatları good iyi better daha iyi well iyi sağlık anlamında better daha iyi bad kötü worse daha kötü far uzak further daha uzak far uzak farther daha uzak old yaşlı elder daha yaşlı Düzensiz İngilizce Karşılaştırma sıfatları ile örnek cümleler Irregular Comparative Adjectives Examples My car is better than your car. Benim arabam senin arabandan daha iyidir He is better than last week. Geçen haftaya göre daha iyi durumdadır My father is elder than your father. Benim babam senin babandan daha yaşlıdır My brother worse driver than me. Erkek kardeşim benden daha kötü bir şöfördür Comparative konu anlatımı için lütfen tıklayınız. Karşılaştırma yapıları ve diğer tüm sıfat karşılaştırmaları için tıklayınız.
Yalın hali Infinitive Geçmiş Zaman Simple past Geçmiş zaman ortaçı Past participle Anlamı Arise /ırayz/ Arose /ıroz/ Arisen /ırîz’ın/ Meydana gelmek,çıkmak Awake /ıweyk/ Awoke /ıwok/ Awoken /ıwokın/ Uyanmak, uykudan kalkmak Be /bi/ Was/Were /waz /wör/ / Been /bin/ Olmak Bear /ber/ Bore /bor/ Borne/Born /bôrn/ / Taşımak,kaldırmak Beat /bit/ Beat /bit/ Beaten/bit’ın/ Dövmek,vurmak Become /bîkam/ Became /bîkeym/ Become /bîkam/ Olmak Begin /bîgîn/ Began /bîgen/ Begun /bîgan Başlamak Bend /bend/ Bent /bent/ Bent /bent/ Eğmek,bükmek,bükülmek Bet /bet/ Bet /bet/ Bet /bet/ Bahse girmek Bind /baynd/ Bound /baund/ Bound /baund/ Bağlamak, sarmak Bid /bîd/ Bid /bîd/ Bid /bîd/ Fiyat vermek, açık arttırmada fiyat arttırmak Bite /bayt/ Bit /bît/ Bitten /bît’ın/ Isırmak Bleed /blid/ Bled /bled/ Bled /beld/ Kanamak Blow /blov/ Blew /blu/ Blown /blohn/ Esmek, üflemek Break /breyk/ Broke /brok/ Broken /bro’kın/ Kırmak Breed /brid/ Bred /bred/ Bred /bred/ Üremek Bring /brîng/ Brought /brôt/ Brought /brôt/ Getirmek Broadcast /brôd’käst/ Broadcast /brôd’käst/ Broadcast /brôd’käst/ Radyo ve/veya televizyonda yayımlamak Build /bîld/ Built /bîlt/ Built /bîlt/ Yapmak, inşaa etmek Burn /börn/ Burnt/Burned /börnt /börnd/ / Burnt/Burned /börnt /börnd/ / Yanmak, yakmak Burst /börst/ Burst /börst/ Burst /börst/ Patlamak Buy /bay/ Bought /bôt/ Bought /bôt/ Satın almak Cast /käst/ Cast /käst/ Cast /käst/ Atmak, fırlatmak Catch /käç/ Caught /kôt/ Caught /kôt/ Yakalamak Come /kam/ Came /kaym/ Come /kam/ Gelmek Cost /kôst/ Cost /kôst/ Cost /kôst/ Maal olmak,maliyeti olmak anlamında Cut /kat/ Cut /kat/ Cut /kat/ Kesmek Choose /çuz/ Chose/çoz/ Chosen /ço’zın/ Seçmek Cling /klîng/ Clung /klang/ Clung /klang/ Yapışmak, sarılmak Creep /krip/ Crept /krept/ Crept /krept/ Sürünmek, emeklemek Deal /diıl/ Dealt /delt/ Dealt /delt/ İlgilenmek,…işiyle uğraşmak Dig /dig/ Dug /dag/ Dug /dag/ Kazmak, bellemek Do /du/ Did /dîd/ Done /dan/ Yapmak Draw /drô/ Drew /dru/ Drawn /drôn/ Çizmek, Sürüklemek Dream /drim/ Dreamt/Dreamed /drempt/drimd/ / Dreamt/Dreamed /drempt/drimd/ / Rüya görmek Drink /drîngk/ Drank /drenk/ Drunk /drank/ İçmek Drive /drayv/ Drove /drov/ Driven /driv’ın/ Araç sürmek Eat /it/ Ate /eyt/ Eaten /iıtın/ Yemek Fall /fôl/ Fell /fel/ Fallen /fôlın/ Düşmek Feed /fid/ Fed /fed/ Fed /fed/ Beslemek,besin vermek Feel /fiil/ Felt /felt/ Felt /felt/ Hissetmek Fight /fayt/ Fought /fôt/ Fought /fôt/ Dövüşmek, kavga etmek Find /faynd/ Found /faund/ Found /faund/ Bulmak Flee /flii/ Fled /feld/ Fled/feld/ Kaçmak, uçup gitmek Fly /flay/ Flew /flu/ Flown /flon/ Uçmak Forbid /fırbîd/ Forbade /fırbeyd/ Forbidden /fi’bidın/ Yasaklamak Forget /fırget/ Forgot /fırgat/ Forgotten /fırgatten/ Unutmak Forgive /fırgiv/ Forgave /fırgeyv/ Forgiven /fırgivın/ Affetmek,bağışlamak Freeze /friz/ Froze /froz/ Frozen /frozen/ Donmak, Dondurmak G-R Yalın hali Infinitive Geçmiş Zaman Simple past Geçmiş zaman ortaçı Past participle Anlamı Get /get/ Got /gat/ Got/Gotten/gat/ / Almak, sahip olmak Give /giv/ Gave /geyv/ Given /gîv’ın/ Vermek Go /go/ Went /went/ Gone /gan/ Gitmek Grow /groo/ Grew /gruu/ Grown /groon/ Büyümek, büyütmek, yetiştirmek Grind /grind Ground /graund/ Ground /graund/ Öğütmek Hang /häng/ Hung /hang/ Hung /hang/ Asmak Have /häv/ Had /häd/ Had /häd/ Sahip olmak Hear /hiır/ Heard /hörd/ Heard /hörd/ Duymak,işitmek Hide /hayd/ Hid /hid/ Hidden /hidn/ Saklamak,saklanmak Hit /hit/ Hit /hit/ Hit /hit/ Vurmak,çarpmak Hold /hold/ Held /held/ Held /held/ Tutmak, kaldırmak Hurt /hört/ Hurt /hört/ Hurt /hört/ İncitmek, acıtmak, ağrımak Keep /kiip/ Kept /kept/ Kept /kept/ Tutmak,korumak Know /noo/ Knew /nuu/ Known /novn/ Bilmek Kneel /niil/ Knelt /nelt/ Knelt /nelt/ Diz çökmek Knit /nît/ Knit /nît/ Knit /nît/ Örmek,örgü örmek, dokumak Lay /ley/ Laid /leyd/ Laid /leyd/ Yatırmak,sermek Lead /liid/ Led /led/ Led /led/ Yol açmak, önderlik etmek Lean /liin/ Leant /liint/ Leant /liint/ Yaslanmak, eğilmek Leap /liip/ Leapt /liipt/ Leapt /liipt/ Zıplamak, hoplamak Learn /lörn/ Learnt/Learned /lörnt/ / Learnt/Learned /lörnt/ / Öğrenmek Leave /liiv/ Left /left/ Left /left/ Ayrılmak,bırakmak,terketmek Lend /lend/ Lent /lent/ Lent /lent/ Ödünç vermek,borç vermek Let /let/ Let /let/ Let /let/ İzin vermek Lie /lay/ Lay /ley/ Lain /leyn/ Uzanmak, uzanıp yatmak Light /layt/ Lit /lit/ Lit /lit/ Işık yakmak, ateş yakmak Lose /luuz/ Lost /lost/ Lost /lost/ Kaybetmek, yitirmek Make /meyk/ Made /meyd/ Made /meyd/ Yapmak Mean /miin/ Meant /ment/ Meant /ment/ Anlamına gelmek, demek istemek Meet /miit/ Met /met/ Met /met/ Tanışmak, karşılaşmak, … rast gelmek Mistake /mîsteyk/ Mistook /mîstuuk/ Mistaken /mîsteyk’ın/ Yanılmak Overcome /ovırkam/ Overcame /overcame/ Overcome /ovırkam/ Üstesinden gelmek, yenmek Pay /pey/ Paid /peyd/ Paid /peyd/ Ödemek Put /put/ Put /put/ Put /put/ Koymak Read /riid/ Read /red/ Read /red/ Okumak Ride /rayd/ Rode/rood/ Ridden /ridn/ Binmek, ata,bisiklete,motora binmek vs.. Ring /ring/ Rang /reng/ Rung /rang/ Zil çalmak, Rise /rayz/ Rose /rooz/ Risen /rayzn/ Yükselmek,ayağa kalkmak güneş ,ay doğmak Run /ran/ Ran /rän/ Run /ran/ Koşmak Etiketler ingilizce düzensiz fiiller okunuşları ile birlikte irregular verbs okunuşları irregular verbs türkçe anlamları ve okunuşları ingilizce düzensiz fiiller ve okunuşları pdf
İngilizce düzensiz fiiller listesi – Irregular verbs list ve düzensiz fiillerin 2. Hali olan simple past ve 3. Hali olan past participle halleri ve Türkçe anlamlarının listesi. Konu Başlıkları 1-İngilizce Düzensiz fiiller nedir? 2-İngilizcede hangi fiiller düzensizdirler? 3-İngilizce Düzensiz Fiiller listesi -Türkçe Anlamları ve okunuşları İngilizce düzensiz fiiller, [-ed] takısı almayan fiillerdir. Bu fiillerin 2. halleri Simple Past Tense ile bilikte, 3. halleri ise Perfect Tense ile birlikte kullanılır. Bazı düzensizlerin 1., 2, ve 3. hallerinin yazılışları aynıdır. bid – bid – bid Bazılarının 2. ve 3. halleri aynı kalır. build – built – built Bazılarının da 3 hali de değişik yazılır. do – did – done İngilizcede hangi fiiller düzensizdirler? 370 civarında fiil irregular yani düzensizdir . Bununla birlikte akademik ve detaylı fiilleride eklediğimizde bu sayı 470 civarındadır. Bu listenin dışında kalan fiillerin hepsi düzenlidirler. İngilizce Düzensiz Fiiller listesi Türkçe Anlamları ve okunuşları Listeye ulaşmak için Numaralı yazının üstüne tıklayınız! 1-İngilizce Düzensiz fiiller listesi A-F 2-İngilizce Düzensiz fiiler listesi G-R 3-İngilizce Düzensiz fiiller listesi S 4-İngilizce Düzensiz fiiler listesi T-W Hatırlatma Listemizde düzensiz fiillerin Türkçe olarak en sık kullanılan anlamları verilmiştir. İlgili fiillin diğer anlamlarını öğrenmek için bir sözlüğe bakmanızı öneririz. Oluşturmuz olduğumuz listeyi öğrenim ve kullanım kolaylığı sağlaması açısından bölümlere ayırdık. A-F Yalın hali Infinitive Geçmiş Zaman Simple past Geçmiş zaman ortaçı Past participle Anlamı Arise /ırayz/ Arose /ıroz/ Arisen /ırîz’ın/ Meydana gelmek,çıkmak Awake /ıweyk/ Awoke /ıwok/ Awoken /ıwokın/ Uyanmak, uykudan kalkmak Be /bi/ Was/Were /waz /wör/ / Been /bin/ Olmak Bear /ber/ Bore /bor/ Borne/Born /bôrn/ / Taşımak,kaldırmak Beat /bit/ Beat /bit/ Beaten/bit’ın/ Dövmek,vurmak Become /bîkam/ Became /bîkeym/ Become /bîkam/ Olmak Begin /bîgîn/ Began /bîgen/ Begun /bîgan Başlamak Bend /bend/ Bent /bent/ Bent /bent/ Eğmek,bükmek,bükülmek Bet /bet/ Bet /bet/ Bet /bet/ Bahse girmek Bind /baynd/ Bound /baund/ Bound /baund/ Bağlamak, sarmak Bid /bîd/ Bid /bîd/ Bid /bîd/ Fiyat vermek, açık arttırmada fiyat arttırmak Bite /bayt/ Bit /bît/ Bitten /bît’ın/ Isırmak Bleed /blid/ Bled /bled/ Bled /beld/ Kanamak Blow /blov/ Blew /blu/ Blown /blohn/ Esmek, üflemek Break /breyk/ Broke /brok/ Broken /bro’kın/ Kırmak Breed /brid/ Bred /bred/ Bred /bred/ Üremek Bring /brîng/ Brought /brôt/ Brought /brôt/ Getirmek Broadcast /brôd’käst/ Broadcast /brôd’käst/ Broadcast /brôd’käst/ Radyo ve/veya televizyonda yayımlamak Build /bîld/ Built /bîlt/ Built /bîlt/ Yapmak, inşaa etmek Burn /börn/ Burnt/Burned /börnt /börnd/ / Burnt/Burned /börnt /börnd/ / Yanmak, yakmak Burst /börst/ Burst /börst/ Burst /börst/ Patlamak Buy /bay/ Bought /bôt/ Bought /bôt/ Satın almak Cast /käst/ Cast /käst/ Cast /käst/ Atmak, fırlatmak Catch /käç/ Caught /kôt/ Caught /kôt/ Yakalamak Come /kam/ Came /kaym/ Come /kam/ Gelmek Cost /kôst/ Cost /kôst/ Cost /kôst/ Maal olmak,maliyeti olmak anlamında Cut /kat/ Cut /kat/ Cut /kat/ Kesmek Choose /çuz/ Chose/çoz/ Chosen /ço’zın/ Seçmek Cling /klîng/ Clung /klang/ Clung /klang/ Yapışmak, sarılmak Creep /krip/ Crept /krept/ Crept /krept/ Sürünmek, emeklemek Deal /diıl/ Dealt /delt/ Dealt /delt/ İlgilenmek,…işiyle uğraşmak Dig /dig/ Dug /dag/ Dug /dag/ Kazmak, bellemek Do /du/ Did /dîd/ Done /dan/ Yapmak Draw /drô/ Drew /dru/ Drawn /drôn/ Çizmek, Sürüklemek Dream /drim/ Dreamt/Dreamed /drempt/drimd/ / Dreamt/Dreamed /drempt/drimd/ / Rüya görmek Drink /drîngk/ Drank /drenk/ Drunk /drank/ İçmek Drive /drayv/ Drove /drov/ Driven /driv’ın/ Araç sürmek Eat /it/ Ate /eyt/ Eaten /iıtın/ Yemek Fall /fôl/ Fell /fel/ Fallen /fôlın/ Düşmek Feed /fid/ Fed /fed/ Fed /fed/ Beslemek,besin vermek Feel /fiil/ Felt /felt/ Felt /felt/ Hissetmek Fight /fayt/ Fought /fôt/ Fought /fôt/ Dövüşmek, kavga etmek Find /faynd/ Found /faund/ Found /faund/ Bulmak Flee /flii/ Fled /feld/ Fled/feld/ Kaçmak, uçup gitmek Fly /flay/ Flew /flu/ Flown /flon/ Uçmak Forbid /fırbîd/ Forbade /fırbeyd/ Forbidden /fi’bidın/ Yasaklamak Forget /fırget/ Forgot /fırgat/ Forgotten /fırgatten/ Unutmak Forgive /fırgiv/ Forgave /fırgeyv/ Forgiven /fırgivın/ Affetmek,bağışlamak Freeze /friz/ Froze /froz/ Frozen /frozen/ Donmak, Dondurmak G-R Yalın hali Infinitive Geçmiş Zaman Simple past Geçmiş zaman ortaçı Past participle Anlamı Get /get/ Got /gat/ Got/Gotten/gat/ / Almak, sahip olmak Give /giv/ Gave /geyv/ Given /gîv’ın/ Vermek Go /go/ Went /went/ Gone /gan/ Gitmek Grow /groo/ Grew /gruu/ Grown /groon/ Büyümek, büyütmek, yetiştirmek Grind /grind Ground /graund/ Ground /graund/ Öğütmek Hang /häng/ Hung /hang/ Hung /hang/ Asmak Have /häv/ Had /häd/ Had /häd/ Sahip olmak Hear /hiır/ Heard /hörd/ Heard /hörd/ Duymak,işitmek Hide /hayd/ Hid /hid/ Hidden /hidn/ Saklamak,saklanmak Hit /hit/ Hit /hit/ Hit /hit/ Vurmak,çarpmak Hold /hold/ Held /held/ Held /held/ Tutmak, kaldırmak Hurt /hört/ Hurt /hört/ Hurt /hört/ İncitmek, acıtmak, ağrımak Keep /kiip/ Kept /kept/ Kept /kept/ Tutmak,korumak Know /noo/ Knew /nuu/ Known /novn/ Bilmek Kneel /niil/ Knelt /nelt/ Knelt /nelt/ Diz çökmek Knit /nît/ Knit /nît/ Knit /nît/ Örmek,örgü örmek, dokumak Lay /ley/ Laid /leyd/ Laid /leyd/ Yatırmak,sermek Lead /liid/ Led /led/ Led /led/ Yol açmak, önderlik etmek Lean /liin/ Leant /liint/ Leant /liint/ Yaslanmak, eğilmek Leap /liip/ Leapt /liipt/ Leapt /liipt/ Zıplamak, hoplamak Learn /lörn/ Learnt/Learned /lörnt/ / Learnt/Learned /lörnt/ / Öğrenmek Leave /liiv/ Left /left/ Left /left/ Ayrılmak,bırakmak,terketmek Lend /lend/ Lent /lent/ Lent /lent/ Ödünç vermek,borç vermek Let /let/ Let /let/ Let /let/ İzin vermek Lie /lay/ Lay /ley/ Lain /leyn/ Uzanmak, uzanıp yatmak Light /layt/ Lit /lit/ Lit /lit/ Işık yakmak, ateş yakmak Lose /luuz/ Lost /lost/ Lost /lost/ Kaybetmek, yitirmek Make /meyk/ Made /meyd/ Made /meyd/ Yapmak Mean /miin/ Meant /ment/ Meant /ment/ Anlamına gelmek, demek istemek Meet /miit/ Met /met/ Met /met/ Tanışmak, karşılaşmak, … rast gelmek Mistake /mîsteyk/ Mistook /mîstuuk/ Mistaken /mîsteyk’ın/ Yanılmak Overcome /ovırkam/ Overcame /overcame/ Overcome /ovırkam/ Üstesinden gelmek, yenmek Pay /pey/ Paid /peyd/ Paid /peyd/ Ödemek Put /put/ Put /put/ Put /put/ Koymak Read /riid/ Read /red/ Read /red/ Okumak Ride /rayd/ Rode/rood/ Ridden /ridn/ Binmek, ata,bisiklete,motora binmek vs.. Ring /ring/ Rang /reng/ Rung /rang/ Zil çalmak, Rise /rayz/ Rose /rooz/ Risen /rayzn/ Yükselmek,ayağa kalkmak güneş ,ay doğmak Run /ran/ Ran /rän/ Run /ran/ Koşmak S Yalın hali Infinitive Geçmiş Zaman Simple past Geçmiş zaman ortaçı Past participle Anlamı Say /sey/ Said /sed/ Said /sed/ Söylemek See /sii/ Saw /soo/ Seen /siin/ Görmek Sell /sel/ Sold /sold/ Sold /sold/ Satmak Send /send/ Sent /sent/ Sent /sent/ Göndermek Set /set/ Set /set/ Set /set/ Koymak,kurmak,ayarlamak Sew /so/ Sewed /süüd/ Sewed/Sewn /süüd/son/ / Dikmek dikiş dikmek anlamında Shake /şeyk/ Shook /şuuk/ Shaken /şeykın/ Sallamak,sallanmak Shine /şayn/ Shone /şoon/ Shone /şoon/ Parlamak Shoot /şuut/ Shot /şat/ Shot /şat/ Ateş etmek, vurmak silah vb… Show /şoo/ Showed /şood/ Shown /şoon/ Göstermek Shrink /şrink/ Shrank /şränk/ Shrunk /şrank/ Daralmak,küçülmek Shut /şat/ Shut /şat/ Shut /şat/ Kapatmak,kapanmak Sink /sing/ Sank /seng/ Sunk /sang/ Batmak suda batmak vb… Sit /sit/ Sat /set/ Sat /set/ Oturmak Sleep /sliip/ Slept /slept/ Slept /slept/ Uyumak Slide /slayd/ Slid /slid/ Slid /slid/ Kaymak, kaydırmak Smell /smel/ Smelt /smelt/ Smelt /smelt/ Kokmak, koklamak Speak /spiik/ Spoke /spook/ Spoken /spokın/ Konuşmak Speed /spiid/ Sped /sped/ Sped /sped/ Çabuk gitmek, hızla/süratle gitmek Spell /spel/ Spelt /spelt/ Spelt /spelt/ Hecelemek, harfleri kodlamak Spend /spend/ Spent /spent/ Spent /spent/ Harcamak, sarf etmek Spill /spil/ Spilt/Spilled /spilt/ Spilt/Spilled /spilt Kazayla dökmek sıvı vb… Spin /spîn/ Spun /span/ Spun /span/ Dönmek,Döndürmek tekerlek, topaç vb… Spit /spît/ Spat/spät/ Spat/spät/ Şişlemek, şişle öldürmek Split /splît/ Split /splît/ Split /splît/ Kırmak,yarmak, ayırmak, ayrılmak Spoil /spoyl/ Spoilt /spoiled /spoylt/ Spoilt /Spoiled /spoylt/ Bozmak, bozulmak yiyecek, ahlak vs. Spread /spriid/ Spread /spred/ Spread /spred/ Saçmak, yaymak, dağıtmak Spring /sprîng/ Sprang /spräng/ Sprung /sprang/ Zıplamak, sıçramak Stand /ständ/ Stood /stuud/ Stood /stuud/ Ayakta durmak, katlanmak Steal /stiil/ Stole /stool/ Stolen /stoln/ Çalmak, aşırmak hırsızlık vb… Stick /stik/ Stuck /stak/ Stuck /stak/ Yapışmak, yapıştırmak,saplanıp kalmak Sting /stîng/ Stung /stang/ Stung /stang/ Iğne Batması, böcek/arı sokması Stink /stink/ Stank/Stunk /stänk/ Stunk /stank/ Kötü kokmak, kokuşmak, kötü olmak Stride /strayd/ Strode /strood/ Stridden /stridn/ Uzun adımlarla yürümek Strike /strayk/ Struck /strak/ Struck /strak/ Çarpmak, vurmak Swear /sweır/ Swore /swoor/ Sworn /sworn/ Küfür etmek, yemin etmek Sweat /swet/ Sweat /swet/ Sweat /swet/ Terlemek Sweep /swiip/ Swept /swept/ Swept /swept/ Süpürmek Swell /swel/ Swelled /swelt/ Swollen /swo’lın Şişmek, kabarmak, şişirmek Swim /swim/ Swam /swäm/ Swum /swam/ Yüzmek Swing /swing/ Swung /swang/ Swung /swang/ Sallanmak, sallamak salıncak vb. T-W Yalın hali Infinitive Geçmiş Zaman Simple past Geçmiş zaman ortaçı Past participle Anlamı Take /teyk/ Took /tuuk/ Taken /teykn/ Almak Teach /tiiç/ Taught /taut/ Taught /taut/ Öğretmek Tear /tiır/ Tore /toor/ Torn /torn/ Yırtmak,parçalamak Tell /tel/ Told /told/ Told /told/ Söylemek,demek Think /thîngk/ Thought /thôt/ Thought /thôt/ Düşünmek,sanmak Throw /throo/ Threw /thru/ Thrown /thron/ Atmak,fırlatmak Thrust /tırast/ Thrust /tırast/ Thrust /tırast/ İtmek,yüklenmek Thread /triid/ Trod /trad/ Trodden /tradn/ Yürümek, ayakla çiğnemek, ezmek Understand /andırständ/ Understood /andırstuud/ Understood /andırstuud/ Anlamak Undergo /andırgo/ Underwent /andırwent/ Undergone /andırgan/ Sıkıntı çekmek, ….e maruz kalmak Undertake /andırteyk/ Undertook /andırtuuk/ Undertaken /andırteyk’ın Üzerine almak, üstlenmek Wake /weyk/ Woke /wook/ Woken /wo’kın/ Uyandırmak, uyanmak Wear /weır/ Wore /woor/ Worn /worn/ Giymek Weave /wiv/ Wove /wov/ Woven /wo’vın/ Dokumak,örmek Wet /wet/ Wet /wet/ Wet /wet/ Islatmak,ıslanmak Win /win/ Won /won/ Won /won Kazanmak Wind /waynd/ Wound /waund/ Wound /waund/ Sarmak, sarılmak ip, makara, bant… Withdraw / Withdrew / Withdrawn / Geri çekmek, para çekmek Wring /ring/ Wrung /rang/ Wrung /rang/ Burarak sıkmak, burkmak Write /rayt/ Wrote /root/ Written /ritn Yazmak
ingilizce düzensiz fiiller ile ilgili cümleler 65 tane