🪐 En Uzun Boylu F1 Pilotu
1. yetenek. tabii ki ihtiyacınız olacak en önemli şey ve ilk şey yetenektir. formula 1'de bulunan bu 20 yarış koltuğu, dünyanın en iyiler için ayrılmıştır. orada yaptığı işte iyi olmayan bir sürücü göremezsiniz (her şeyde olduğu gibi bu konuda da bazı tartışmalı sürücüler olabilir). ancak gerçek şu ki, o kadar
437. F1 Boomer. @f1_boomer. ·. 22h. "Kesinlikle en iyi takımlardan birinde olurdu ve çoktan bir yarış kazanırdı. Bazı yönlerden Charles Leclerc'in şu anda Jules'in yapacaklarını başardığını hissediyorum. Sanki Charles, Jules'in gecikmiş bir versiyonu gibi." -Daniel Ricciardo.
Hollanda basınına göre Max Verstappen son 40 yılın en iyi F1 pilotu - Internet Haber. HABER / SPOR. Eklenme Tarihi: 13.12.2021 15:01.
Birdiğer Williams Martini Racing pilotu Felipe Massa ise Red Bull Racing pilotlarının ardından damalı bayrağı 6. sırada görürken Force Inda pilotlarından Hulkenberg 7, yerel kahraman Sergio Perez ise uzun süre sonra Formula 1'e geri dönen Meksika'da kendi seyircisi önünde 8. sırada finiş görerek puanla ayrılmayı başardı.
verstappenle beraber f1'in en tuhaf ikilisini oluşturacak ingiliz pilot. ikisi ekstra ağırlıklarıyla zaten f1'in hurda yığını olan minardi'nin yükünü iyice ağırlaştıracaklar. wilson her yeni yetme f1 pilotu gibi minardi'yi bir basamak olarak görüyor ama basamakta sürekli durursa f1'in otomatik kapılarının fena
Boyu ve rahatsızlıkları nedeniyle sedye ve refakatçi yardımıyla seyahat edebildiğini, bu nedenle sorunlar yaşadığını aktaran Gelgi, THY'nin kendisine her
Dünyanın en uzun boylu kadını Rümeysa, Guinness'e girdi. Karabük'ün Safranbolu ilçesinde yaşayan Rümeysa Gelgi, 2 metre 15 santimetrelik boyuyla dünyanın en uzun boylu kadını olarak Guinness Rekorlar Kitabı'na girdi. Haber Giriş Tarihi: 13.10.2021 12:06. bursahakimiyet.com.tr. 2014 yılında yapılan ölçüm ile dünyanın en
Haber: Max Verstappen'in F1 şampiyonluğu Hollanda medyasında: 'Son 40 yılın en iyi pilotu' - Haberler HABERLER.COM Haberler.com: Türkiye'nin en kapsamlı haber sitesi.
Formula1 Azərbaycan Qran Prisinin qalibi “Red Bull Racing Honda” komandasının pilotu Maks Ferstappen olub. Yarışdan dərhal sonra keçirilən mətbuat konfransında ilk üçlükdə yer alan digər pilotlar: “Red Bull Racing Honda” komandasının digər pilotu Serxio Peres və “Mercedes AMG Petronas Sport” komandasından Corc
SaulChosen as King 1 Now there was a Benjamite, a powerful man, whose name was Kish son of Abiel, the son of Zeror, the son of Becorath, the son of Aphiah of Benjamin. 2 And he had a son named Saul, choice and handsome, without equal among the Israelites — a head taller than any of the people. 3 One day the donkeys of Saul’s father Kish wandered off, and Kish said to his son Saul, “Take
Thats what I'm talking about. This isn't our home. The Whisperers? They don't give two shits about us. I don't know that the Alexandrians feel any different.Kelly to Magna, expressing his doubts about the Alexandrians accepting them. Kelly is a character first encountered in Issue 127 of Image Comics' The Walking Dead. He is a member of a small group of six people led by Magna trying to
Adamyiiziime uzun uzun bakti, sonra, kafirsin ama iyi bir k1zsm dedi, artik onlan bekleme, hepsi ol dii, bo§una bekleme, kimse kalmadi. Kanh gozya§lan dokmeye, ag1t yakmaya ba§lad1m. Giizel anam nerdesin, daglarm aslam babam nerdesin, ba§1m1 dayay1p aglayacag1m bir mezar ta§m1z da m1 yok diye sel oldu goziimiin ya§L Adam bundan s1k1ldi.
AQr4w4t.
Mesude ERŞANOluşturulma Tarihi Temmuz 31, 2010 0000Dr. Halil İbrahim Tekin Gazi Magosa’daki Kıbrıs Tüp Bebek Merkezi’nin direktörü ve yaklaşık 5 bin bebeğin dünyaya gelmesine vesile oldu. 50 yaşın üstündeki 400’den fazla kadına ilk kez annelik duygusunu tattırdı. Aralarından ikisi 64 yaşındaydı. Bazılarının çılgınlık olarak nitelendirdiği cesaret isteyen bu tedavilerin stresiniyse ancak hızlı araçlarla atabiliyor. Kıbrıs’ın en büyük beygir güçlü arabası onda. İki motosikleti, bir de uçağı varDr. Tekin 48, Galatasaray Lisesi’nde okurken basketbolla tanıştı. Ama hayali pilot olmaktı. Boyu varınca, pilot olma hayalini erteledi, maket uçak yapmakla yetindi. Basketbola devam etti. Galatasaray yıldız, genç, A takımlarında oynadı. Fena bir öğrenci değildi, önce Cumhuriyet Tıp Fakültesi’ni kazandı. Yeni kurulan okul Hacettepe Tıp Fakültesi’nin bünyesindeydi, bir yıl Ankara’da kaldı. Tekrar sınava girdi, bu kez Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’ni kazandı. Sağlık sorunu nedeniyle basketbol oynamayı bıraktı ama kopmadı, antrenörlükle devam etti. Altı yıl boyunca basketbol okulunda çalıştı. HIZ ÖZGÜRLÜK HİSSİ VERİYORBu arada okulu bitti. Kadın hastalıkları ve doğum uzmanlığını Zeynep Kamil Hastanesi’nde aldı. Bir süre İstanbul’da çalıştı. 1999’da annesinin memleketi KKTC’ye gitti. Burada sadece yoğun çalışmakla kalmadı. Sakin ada hayatı gençlik hayallerinin birer birer gerçekleşmesine olanak verdi. Belki istediği kadar büyük uçakları kullanamıyor ama artık kendi uçağı var. Cirrus GTS SR 22 model uçakla ada semalarında gezebiliyor. Hızlı arabaları seven Tekin’in Japonya’dan getirttiği Nissan GTR, 641 beygir gücüyle adanın en hızlı ve güçlü arabası. Suzuki GSX-R 1000 ve KTM 640 Supermoto marka iki motosikleti de olan Tekin, şunları söylüyor “Yaptığım iş çok ciddi bir sorumluluk. Elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum ama riskleri var. Hastalara karşı gereğinden de fazla sorumluluk hissediyorum. Gebe kalamayanlara çok üzülüyorum. İçlerinde evini, barkını satıp gelenler var. Yardımcı oluyoruz ama bir yere kadar. Çok gerildiğim zamanlarda antidepresan kullandım daha kötü hissettim, afakanlar basmaya başladı! Yürümeyi denedim, Kıbrıs çok sıcak. Toz, toprak ve böcek alerjik bünyeme iyi gelmiyor. Bir süre balıkçılık, dalgıçlık yaptım sonra sıkıldım. Balıkları vuramıyorum artık. Suyun dibine iniyorum, çıkabilir miyim diye bakıyorum. Sonunda motora bindim. Çok ciddi özgürlük hissi veriyor. Yüzüme vuran rüzgar bütün stresimi alıp götürüyor. Müşhiş bir şey. En stresli insanı bile kuzu gibi yapar, tavsiye ederim. Köyde yaşıyorum, hastaneye arabayla on, motorla üç dakikada ulaşıyorum. Müthiş bir adrenalin. Hızlı araba kullanmak da başka bir keyif.”300 SAATTEN FAZLA UÇTUDr. Tekin yaklaşık beş yıldır uçuyor. KKTC’de küçük uçakla uçuyordu. Yeni uçağına binebilmek içinse Güney Kıbrıs’a Larna’ya geçiyor “Bir saat uçmak için beş saat harcıyorum, Rum tarafı uçuş için kısıtlı izin veriyor. Yine de değer. Uçak öyle sanıldığı kadar pahalı değil aslında. Bana 205 bin Euro’ya mal oldu. Bir saatlik uçuşun maliyeti ise 200 Euro civarında. Daha uzun mesafelere de uçabiliyorum. Arkadaşlarla Beyrut ve Mısır’a gitmeyi planlıyoruz. Havacılıkla ilgili ciddi bilgi birikimim, merakım var. Toplam 300 saatten fazla uçtum. Biri PPI denilen kişisel, diğeri EPPL denilen küçük sportif uçaklarla uçmak için sertifika sahibiyim. Neredeyse akrobasi sayılabilecek şeyler yapabiliyorum. Alçaktan uçmak, fokları takip etmek, tarlaya inmek çok çok keyifli. Havacılıkla ilgili fuar ve festival ne varsa katılıyorum.” BİRAZ GENÇ HATTA PROTESTTİM GALİBADr. Tekin, yumurta ve sperm donasyonları, ileri yaştaki kadınları anne sahibi yapması nedeniyle ciddi eleştiriler aldı zaman zaman “Türkiye’de yumurta nakline uzun zamandır ihtiyaç var. Ama hastalar böyle bir tedavinin mümkün olduğunu bilmediği için evinde oturuyordu. Menopoza girmiş kadınlara Evine git, çocuk sahibi olamazsın’ deniyordu. Çünkü Türkiye’de yumurta donasyonu yasak, KKTC’daysa serbestti. 1999’dan itibaren KKTC’de çalışmaya baladım. Kadınlara yumurta donasyonuyla başka bir kadının yumurtasıyla anne olabileceklerini söylemeye başladım. Biz KKTC’de yumurta ve sperm donasyonuyla tüp bebeğe başlamadan önce aileler Yunanistan, İngiltere ve ABD gibi ülkelere gidiyordu. Ama sorunlar vardı. Örneğin Yunanistan’da bir merkeze donasyon için 17 hasta yollamıştım. Biri bile gebe kalamadı. İngiltere’de bekleme listeleri çok uzun, üç-beş sene sonra sıra geliyor. ABD’deyse çok pahalıydı. KKTC buralara gidemeyen ailelere çıkış oldu. Sperm bulmak, yumurta ve taşıyıcı anne bulmaktan daha kolay çünkü bankası EKONOMİSİNE DARBE VURULDUTürkiye’de başkasının yumurta ve spermiyle çocuk sahibi olmak yasakken KKTC’de serbestti. Yakın zamanda Türkiye’den gelenlere yumurta ve sperm nakli yasaklandığı için buradan gelen hastalar neredeyse yüzde 80 azaldı. Kısırlık sorunu olan kadın ve erkekler çocuk sahibi olmaktan vazgeçmez. Yapılan KKTC ekonomisine darbe vurmak, sonuçta bunlar dünyanın tu kaka’ dediği işlemler değil. Türkiye, hastaya yumurta nakli’ gibi bir alternatiften söz edilmesini dahi yasakladı. Doktora, Bu hastalığın tedavisinin bir kısmıyla ilgili bilgi vermeyeceksin’ deniyor. Seni içeri atarım’ diye tehdit ediyor. KKTC’ye gelemeyen başka ülkelere gidiyor. Türkiye’nin yasağına kadar KKTC donasyonda İsrail’den sonra iki CİNSİYET TAYİNİ İÇİN GELİYORİngiltere ve Fransa’dan hastalarımız geliyor. Hem yumurta ve sperm donasyonu hem de istedikleri cinsiyette bebek sahibi olabilmek için. Embriyoya yaptığımız testlerle bebeğin cinsiyetini tayin edebiliyoruz. Aslında cinsiyet tayini ciddi, sıkıntı yaratan bir iş. Dört kızı olan ve erkek bebek için gelen aileye yanlışlıkla yine kız bebek yerleştirirseniz büyük hata yaparsınız. Cinsiyet seçiminin nüfus dengesini bozması mümkün değil. Zaten insanların istediği cinsiyette çocuk sahibi olma şansı yüzde 50. Tüp bebek vakalarının sadece yüzde 8’i cinsiyet tayini için geliyor. Bunlar da çok varlıklı, genellikle aynı cinsiyette 3-4 çocuklu aileler. İşlemin maliyeti yaklaşık 16 bin lira. KADINLAR YILLARCA YALVARIYOR, TAŞ OLSA ÇATLARDört yüz civarında 50 yaş üstü kadını doğurttum. Bunların yüzde 80’i Türk. İkisi 64 yaşında. Aslında teorik olarak 90 yaşındaki kadın bile doğurabilir, rahim yaşlanmıyor. Artık 45 yaş üstü kadınlara donasyon uygulanması burada da yasak. Türkiye’de kadınlar çocuk sahibi olamamayı çok fazla mesele yapıyor. Aslında ben de 50-55 yaşın üstü kadınların, çok sağlıklı değilseler bu işlemlerden geçmesini ve anne olmasını doğru bulmuyorum, çıkabilecek olumsuzlukları düşünüyorum. Ama yıllarca yalvarıp yakaran hastalarım var. Taş olsa çatlar. Acıma hissiyle dayanamadım ve yaptım. Bu da kişiliğimin zayıf tarafı. Testlerden sonra sağlığında sorun yoksa ikna oluyorum. 58 yaşında bir hastam doğum yapınca şaşırdı herkes. 64 yaşında iki anne yine burada yumurta donasyonuyla gebe kalarak doğum yaptı. YUMURTA NAKLİ BÖBREK NAKLİNDEN FARKSIZ Doğrusunu isterseniz 45 yaş üstü yasağını kimse ciddiye almıyor. Anayasa mahkemesi başvuruyu kabul ettiği için, yürütme durdu diyebilirim. Hiçbir kadının üremesine, çocuk doğurmasına engel olamazsınız. Yaş, sosyal ve medeni durum engel değil. İnsan hakları boyutundan bakarsınız böyle bir engellemeye hakkınız yok. Kişi böbrek yetmezliğine girerse zavallı gözüyle bakıyoruz, yardım etmeye çalışıyoruz. Ama kadın örneğin rahimsiz doğarsa, yumurtası bitmişse yani doğal yolla anne olma şansı yoksa ne yapsın? Bir alternatifi var, yumarta donasyonu. Kliniklerin yaş sınırlaması yapması doğal ama devlet sınırlayınca kişiler arasında ayrım oluyor. Başkasının yumurta ve spermine ihtiyaç duymak, böbrek nakline ihtiyaç duymaktan farksız. Bazı kadın ve erkekler de yumurta ve sperme ihtiyaç duyar. Yumurta donasyonuna ihtiyaç duyan kadınların çoğunluğu 45 yaş üstü. Doğurttuğum kadın ve bebeklerinin hepsi sağlıklı. Artık çok ileri yaştaki kadınlara yumurta donasyonu yapmıyorum. Bu tedaviyi yaparken biraz daha gençtim, protesttim galiba... YUMURTADA SARIŞIN MAVİ GÖZLÜSÜ SPERMDE BABAYI ANDIRAN İSTENİYORYumurta nakli yaptığım kadınlardan sadece biri bebeği istemedi. İkinci uygulamada hamile kalmıştı ancak gebelik psikozuna girdi. Bebeği aldırdı. Bunun dışında hiçbirinde çocukla ilgili en ufak bir sorun yaşanmadı. Nakille çocuk sahibi olanların büyük bir kısmı 10-15 yıl tedavi görmüş, sonunda menopoza girmiş kadınlar. Ama çocuk sahibi olma arzuları inanılmaz yüksek. “Yumurtan veya rahmin yok” dediğimizde, hemen “Başka tedavisi yok mu?” diye soruyorlar. Kadının yazılımı böyle, neslini sürdürmek istiyor. Başkalarının yumurtasıyla anne olmayı önemsemiyor. Yumurtasını almak için kardeşini, arkadaşını, teyze kızını getiren kadınlar var. Erkekler, yumurta donasyonu veya taşıyıcı annelikle çocuk sahibi olmayı kolayca kabul ediyor. Kadın yumurtası alınıyorsa sarışın mavi gözlü tercih ediliyor. Ama spermde, verici babaya benzesin isteniyor. Baba “Aman bana benzesin” diyor. Kendinden uzun boylu olmasını dahi istemiyor. Anadolu tipi spermler getiriyoruz. HASTALIĞIMA HOCALARIMI İNANDIRAMADIMHenüz 23 yaşında bir tıp öğrencisiyken kanserle tanıştım. Boğazımda bir şişlik vardı; kendimi kötü hissediyor ve kilo kaybediyordum. Halsizdim, spor yapamıyordum. Hocalarım ciddiye almadı. Meğerse tıp fakültesinde üçüncü sınıfta okuyanlar, derslerden etkilenerek kendilerine hastalık kondurur ve hocalara gidermiş “Patoloji okuyorsunuz, hepiniz paranoid oldunuz. Yok senin bir şeyin, kocaman adamsın” diye kızdılar bana. “Boğazımda birşey var, büyüyor. Boğazımda, vücudumda kötü şeyler oluyor” diye anlatmaya çalıştım ama her gittiğimde geçiştirdiler. Prof. Dr. Nur Danişmend, “Bunu ciddiye alalım” dedi. Nihayet ameliyat oldum. Kötü tipte bir tiroid kanseri olmuştum, metastaslarım vardı. Hocalarım hata yaptıklarını kabul etti ama tam üç yıl kaybetmiştim. Herkes gibi “Niye ben” diye sordum. Budizmle ilgilenen bir ağabeyim “Bu bir işaret. Tanrı seni çok ciddi bir sorunla karşılaştırdı. Yaşadığın bu deneyim seni seni bir noktaya taşıyacak, iyilik getirecek” dedi. Neyse ki ameliyat iyi geçti, iyot tedavisi gördüm. 25 yıldan sonra hala yaşıyorum. Kanserden korkmadım, hayata adapte olmaya çalıştım. Hiçkimsenin görmediği, yaşamadığı, yapamayacağı, çok şey gördüm, yaptım. Doğrusu bu deneyimi yaşamamayı tercih ederdim ama hasta olduğum için hastalığın ne olduğunu, psikolojisini gayet iyi biliyorum. Bazen nasıl ümitsiz olduklarını, doktorlardan ne beklediklerini çok iyi anlıyorum. Elimden geldiği kadar, kardeşime davranır gibi davranmaya çalışıyorum.
Russell her ne kadar Mercedes pilotu olarak ilk sezonuna çıkacak olsa da, bu onun takımla ilk tecrübesi değil. İngiliz pilot, Mercedes ile ilk yarışına COVID-19’a yakalanan Lewis Hamilton’ın yerini doldurmak amacıyla 2020 Sakhir GP’sinde çıkmıştı. Russell boyuyla griddeki en uzun pilotlardan biri ve uzun boyu nedeniyle koltuk ayarlarında sıkıntı yaşayabiliyor. Bundan dolayı, Mercedes’in bu kez aracın yapım aşamasında ona uygun bir ayar tutturması gerekiyordu. Fakat kendisi Mercedes W13 ile attığı ilk turların ardından araca alışmış durumda ve “tam bir uyum yakaladığını” düşünüyor. Sabah seansında W13'ü test eden Russell, “Bence bu yıl bir diğer kural değişikliği de kokpitlerde gerçekleşti. Kokpit boyunun bir sorun yaratmaması için minimum bir hacim getirildi.” "2022’de böyle bir araç süreceğimi epey önceden biliyorduk –yani daha büyük şasiye sahip bir aracı. Böylece uyum sağlayabiliyor ve sorunların üstesinden gelebiliyoruz. “Doğal olarak, daha ufak bir şasiyle daha hızlı olabilirsiniz. Fakat anladığım kadarıyla kurallar açısından tam sınırdaydık, aslında bütün takımlar tam sınırdaydı!” “Şu anda araçla iyi bir uyum yakaladım. Başlangıçta kolay değildi, fakat şu anda her şey yolunda!” dedi. George Russell, Mercedes W13 Fotoğraf Zak Mauger / Motorsport Images İngiliz pilot Williams’ta geçirdiği üç senenin ardından Mercedes ile sözleşme imzaladı ve takım arkadaşı yedi kez dünya şampiyonu Lewis Hamilton olacak. Russell, yeni takım arkadaşıyla sürüş stillerinin benzerlik gösterdiğini düşünüyor ve bunun W13’ün gelişimine yardımcı olmasını umut ediyor. “Sürüş stillerimiz birbirine benziyor gibi, bunu zaman gösterecek.” “Sürüş stilimin nasıl olduğu sorulduğunda tam bir cevap veremiyorum, çünkü asıl isteğim sürüş stilimi şartlara göre değiştirebilmek. Daha sakin bir stile sahip değilim ama çok agresif olduğumu da söyleyemem. " “Gördüğüm kadarıyla, her zaman lastiklerin sınırlarını bulmaya çalıştığımız, ancak çoğu zaman sınırı aşmaya çalışmadığımız benzer bir sürüş tarzımız olduğunu düşünüyorum.” “İkimizin de genel yaklaşımı daha pürüzsüz bir sürüşten yana. Kesin sonucu zaman gösterecek, ama bence Lewis ile aynı gemideyiz. Birlikte iyi iş çıkaracağımızdan hiç şüphem yok." Diğer içerikler McLaren, ikinci MCL36 şasisini Barselona'ya getirdi Mercedes W13 arka kanat pitot tüpleri Alpine A522 Yeni Renault motorunun ilk fotoğrafları George Russell, Mercedes W13, in the pit lane Fotoğraf Mark Sutton / Motorsport Images
lewis hamilton'un üstteki listede olmamasına pek anlam veremedim. kendisi f1 tarihinin ilk siyahi pilotu. f1 kariyerine başladıktan 1 sene sonra şampiyon olmuş bir isim. 4 şampiyonluğu bulunuyor ve listedekilerin bazılarından daha fazla şampiyonluğu var. sebastian vettel ise şumi'den sonra lige belli bir süre ambargo koyabilen tek isim. 2010-2014 seneleri arasında 4 kere üst üste şampiyon olmuştur. sadece kişisel yorum olarak yazdım. üstteki yazarı eleştirmiyorum. eski pilotları izlemediğim için liste 5. şampiyonluğu aldı hamilton. f1 camiasında genel olarak bu listede en çok yer alan 5 pilot, sıraları listeden listeye, ve listeyi yapan kişiye göre değişmekle birlikte michael schumacher, ayrton senna, juan manuel fangio, jim clark ve alain prost'tur. 2018 senesindeki performansıyla birlikte bu listeye prost yerine lewis hamilton'u alacak kişiler de olacaktır; ancak gene de hamilton'un bu listeye girebilmesi için 2017-18 performansının benzerini önümüzdeki senelerde de devam ettirmesi gerektiğini düşünüyorum. kendi şartlarında değerlendirmek lazım. örneğin elektroniklere ve stratejilere boğulmuş son on yılın gp leri bence pilotların değil, takımların yüzden tam da... artık gp, eskisi kadar dikkat çekemiyor ve izlenmiyor, bu net. ama hakinen in fazladan bir elli beygirine direnen schumi'yi, bire bir aynı araç ile yaklaşık prost'tan iki sn daha iyi bir tur atanmonaco gp sıralama turları-1988 senna'yı, tamamen yanıp altı hafta sonra yarışan lauda'yı kim inkar edebilir?edit; özelden hakinen'in aracının schumi'ninkinden güçlü olduğuna dair veri isteyen oldu. buraya da düşelim ayrıca ben net başında hakinen'in aracı 80 beygir civarı daha güçlüdür. daha sonraki sezonlarda da hep avantajlı bir araçla yarıştı. ilgili siteden kontrol schumi senna kavgasında taraf değilim. ikisi de iyi vs sennamerak eden yukarıdaki videoları izler. bence senna daha yetenekli ama merhametli ve duygusal, schumi ise daha istikrarlı ama plancı ve tarih düzeltme, senna 1990 da da prost'a iki sn bindirmiştir, ancak araçları aynı olmayıp prost ferrari, senna mclaren honda kullanmaktadır. ;-aylar sonra edit; monaco gibi pistler kuruyken ve neredeyse tüm pistlerde yağmur damlası yere düşünce ak göt kara göt belli olur gençler. eğer kim iyi görmek isterseniz youtube a wet gp yazıp izleyin. rain man ler göreceksiniz;- inceleyiniz juan pablo montoya’dır. 1-michael schumacher2-kimi raikkönen3-lewis hamilton5 e tamamlayamıyorum bir türlü. bkz michael schumacher burası sabittir. değişemez, değişmesi teklif dahi edilemez.bkz mika hakkinen sumi ile rekabeti yeter. ferrarinin mükemmel araçları ile baş edemeyince bırakmıştır. aynı arabalarda yarışabilselerdi keşke.bkz kimi raikkönen tek sıkıntısı konsantrasyon. sürüş yeteneği ve hızı tartışılmaz. şampiyon olduğu sezon son iki yarışta yaptıkları unutulmaz.bkz fernando alonso şumiye kafa tutanlardan. muazzam sürüş stili var. ortalama bir araçla bile rekabetçi olabilir.bkz juan pablo montoya kısa zamanda hafızalara kazınabilecek bir yetenek ve agresiflik. çok erken koptu formula 1'den. keşke daha fazla benim izlediğim şampiyonlardan oluşmuştur. izleyemediğim pilotlar hakkında yorum yapmayacağım. bkz ayrton senna pilotlar üstü bir yerdedir. kendisini bir klasmana sokmak çok ayıp olur. ayrton sennamichael schumacheralain prostnicki laudanigel mansell schumi'nin en prime yılları doksanların ikinci yarısıydı. bugün insanların 2010 sonrasını veya 2000-2006 arasını görüp beğenmemeleri normal. ama schumi gerçekten tarihin en iyi pilotuydu. güzelce tartışır sebeplerini de sırayı ben olsam senna'yı koyarım. çünkü senna ilk profesyonel pilot. yoksa anlatıldığı gibi başarısının sırrı yeteneği değil çalışkanlığı. ki bu listedeki her pilot için geçerli bu. ama bunu ilk yapan senna'dır. peki senna neden ikincidir? çünkü senna birincisi yarış esnasında duygularına yenilir. ikincisi senna istikrarlı bir pilot olmayı çok geç sıraya hamilton'ı yazıyorum. hamilton bu listede ilk iki sırada da olabilirdi. ama onun için alonso türünden bir "kötü araç" macerası yaşaması gerekiyor. bu hem senna'da hem schumi'de var. ama hamilton koca kariyerinde bir sezon hariç kazanma kapasitesi olmayan bir araçta yarışmadı. istatistiklerinin bu kadar iyi olmasının sebebi de bu. ayrıca ilk yıllarında, 2007'yi saymazsak hep kendinden aşağı pilotlara karşı yarıştı. ve totalde 3 yıla baktığınızda mclaren'de takım arkadaşı button'a mağlup oldu. ilk iki mercedes yılında rosberg'e tam üstünlük kuramadı. üçüncü yıl istisnai derecede iyiydi. dördüncü yıl rosberg tarafından tokatlandı. psikolojisi iyi bir rosberg son 4 yarışı da kazanabilir hamilton'ı deli edebilirdi. ama hamilton'ın en iyi sezonu şu ana kadar 2018 oluyor. vettel'e göre daha kötü bir araçla yarışıyor. kendine çok iyi bakıyor. çok çalışıyor. çok disiplinli yaşıyor. ticari faaliyetleri de ihmal etmeden kolayca götürüyor şampiyonayı. alonso. bu listede pekala birinci sırada olabilecek kadar yetenekliydi alonso. ama yıldız tilbenin dediği gibi, yanlış zaman yanlış insan.*doğru zamanda doğru yerde olabilmek de insanı büyük pilot yapar. hamilton'ı yaptığı gibi. veya takımına sadık olmak, çenesini tutmak da. schumi ve senna'yı yaptığı gibi. schumi 96'da ferrariye geldiğinde takım uzun yıllardır yarış dahi kazanamıyordu. son şampiyon ise 79'da scheckter'ın şampiyonluğuydu. schumi takımı adeta kendi yönetti. taşın altına sürekli elini soktu ve 99 yılına geldiğinde ferrari artık rakipsizdi. o yıl schumi silverstone'da bacağını kırdığı için şampiyon olamadı. bunlar alonso'nun beceremediği şeyler. alonso gittiği ger takımdan olaylı ayrılacka kadar psikolojik sorunları olan bi adam. çenesini tutamaması bi yana sürekli takımları kötüye sevk ediyor. mclaren'e honda'yı bıraktırması gibi. sorunun mclaren'de olduğu şimdi çok güzel bir şekilde ortaya çıktı. red bull ve renault ilk 10'da muntazaman yer alırken alonso ilk q3'e kaldığında telsizden sevinç çığlıkları atıyor. bu başarısızlığın arkasındaki iki isimden biri mansour ojjeh, diğeri fernando beş yok. en iyi beşinci pilotlar var. prost var. rosberg var. gelecekte buraya girmesi muhtemel verstappen var. 80'lerden öncesini de almıyorum çünkü o zaman formula 1, formula 1 değildi. insanlar 1985 yılında dahi araçta ne kadar yakıt bulunduğunu ölçemiyorlardı.* yarış bitirebilmek bile sizi tek başına şampiyonluk adayı yapıyordu. 1980'lerde bile f1 nasıl bir yapılanmaydı şuradan okuyun ben montoyacıydım. o dönemde raikkonen ve coulthard diğer tuttuklarımdı. hiç bir zaman da schumi ye ve alonso'ya ısınamadım. montoya bırakınca da yavaştan ilgimi kaybettim, şimdi yarışanlardan 5 tanesini bilmem. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın.
4 Lando Norris Doğum Tarihi 1999-11-13 22 yaşında Ülke Birleşik Krallık 10 Pierre Gasly Doğum Tarihi 1996-02-07 26 yaşında Ülke Fransa 11 Sergio Perez Doğum Tarihi 1990-01-26 32 yaşında Ülke Meksika 18 Lance Stroll Doğum Tarihi 1998-10-29 23 yaşında Ülke Kanada 22 Yuki Tsunoda Doğum Tarihi 2000-05-11 22 yaşında Ülke Japonya 24 Guan Yu Zhou Doğum Tarihi 1999-05-30 23 yaşında Ülke Çin 31 Esteban Ocon Doğum Tarihi 1996-09-17 25 yaşında Ülke Fransa 44 Lewis Hamilton Doğum Tarihi 1985-01-07 37 yaşında Ülke Birleşik Krallık 63 George Russell Doğum Tarihi 1998-02-15 24 yaşında Ülke Birleşik Krallık
en uzun boylu f1 pilotu